YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/13051
KARAR NO : 2016/21691
KARAR TARİHİ : 24.10.2016
6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunu’na aykırı davranmak suçundan sanık …’ün, anılan Kanun’un 18/9. ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62. ve 52/2. maddeleri uyarınca on kez 400 TL Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2016 tarihli ve 2016/40 Esas, 2016/176 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 02/09/2016 gün ve 7572 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/09/2016 gün ve KYB. ….. sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın taraftarı olduğu spor kulübünün müsabakalarının olduğu 27/05/2015, 30/05/2015, 01/06/2015, 04/06/2015, 06/06/2015, 09/06/2015, 11/06/2015, 14/06/2015, 16/06/2015 ve 19/06/2015 tarihlerinde kolluk kuvvetine müracaat etmediği gerekçesiyle 10 kez 400,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de 5237 sayılı Kanun’un “zincirleme suç” başlığı altında yer alan 43. maddesinde, “ (1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır. (2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklindeki yasal düzenleme dikkate alındığında, sanığın eylemleri arasında hukuki bir kesinti olmadığı gözetilmeksizin, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43/1. maddesinin uygulanması gerekirken, sanığın belirtilen tarihlerde kolluk birimine başvurmama şeklinde gerçekleşen her bir eylemi ayrı suç kabul edilerek 10 kez cezalandırılmasına karar verilmesinde ve iddianamede 09/06/2015 tarihli eyleme yönelik olarak açılmış bir dava olmamasına rağmen anılan eylem yönünden de hüküm kurularak fazla cezaya hükmedilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2016 tarihli ve 2016/40 Esas, 2016/176 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gereği yeniden uygulama yapılarak, hükümlerdeki uygulamaların çıkarılmasına, sanık hakkında 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’un 18/9. maddesi gereğince 25 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, tayin olunan cezanın 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında arttırılması suretiyle 31 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılmak suretiyle 25 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, anılan Kanunun 52/2. maddeleri uyarınca belirlenen gün sayısının bir gün karşılığı olarak takdir edilen 20 TL ile çarpılması suretiyle 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, 24/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.