YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/13800
KARAR NO : 2017/3079
KARAR TARİHİ : 05.04.2017
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre, 6217 sayılı Kanun ile Değişik Harçlar Kanununun “Yargıtay Ceza Daireleri’ne yapılacak temyiz başvurularında 40 TL temyiz harcı alınacağı”na ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesi’nce iptal edildiği cihetle; mahkemece temyiz masraflarının yatırılmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine ilişkin 02.06.2016 günlü ek kararı yok hükmünde olduğu kabul edilerek dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin aynı Kanun’un 337/a maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaşma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaşmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1- Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamında, aynı mahkemenin 2010/284 ve 2010/286 Esas sayılı dosyalarının bulunduğu, suçun tek suç oluşturup oluşturmadığı veya TCK’nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması bakımından dosyaların birleştirilmesi gerektiğinin bildirilmesi karşısında tensiben 2010/285 ve 2010/286 Esas sayılı dosyalarının UYAP sorgusunda temyiz nedeniyle Yargıtayda olduğu anlaşılmakla; anılan dosyalar Yargıtaydan döndüğünde iş bu dosya ile birleştirilmelerinin düşünülmesine karar verilmesine rağmen birleştirme hususunda herhangi bir karar verilmeksizin yargılamaya devamla hüküm verilmesi,
2-Hükümde TCK’nın 43. maddesinin uygulanmasına karar verilmesine rağmen verilen cezada bu maddeden arttırım yapılmaması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 05.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.