Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/16208 E. 2017/2305 K. 16.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/16208
KARAR NO : 2017/2305
KARAR TARİHİ : 16.03.2017

Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık …’ın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair İskenderun İcra Ceza Mahkemesinin 29/03/2016 tarihli ve 2015/566 esas, 2016/230 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin İskenderun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/04/2016 tarihli ve 2016/84 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 07/12/2016 gün ve 94660652-105-31-10608-2016-KYB sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/12/2016 gün ve KYB.2016-398387 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,
1- 2004 sayılı Kanun’un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği, 26/02/2015 tarihli taahhütname ekindeki hesap pusulasına göre toplam faiz 343,77 Türk Lirası olarak belirtilmiş ise de, bu faizin hangi dönemleri kapsadığı, icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, sanığın aleyhine sonuç doğuracak şekilde itirazın reddine karar verilmesinde,
2- Sanık müdafiinin yüzüne karşı verilen İskenderun İcra Ceza Mahkemesinin 29/03/2016 tarihli kararına karşı sanık müdafi tarafından 04/04/2016 havale tarihli süre tutum dilekçesi ile itiraz edilerek gerekçeli kararın kendisine tebliğ edilmesini istemesine karşın, mahkemesince gerekçeli kararın sanık müdafine tebliğ edilmeden süre tutum dilekçesinin itiraz mercine gönderilmesi karşısında, sanık müdafiinin gerekçeli itiraz dilekçesi beklenmeksizin karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Kanun yararına bozma isteminin (1) no’lu nedeni yönünden yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden, İskenderun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/04/2016 tarihli ve 2016/84 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, kabahatli(sanık) hakkında verilen tazyik hapsinin kaldırılmasına, bozma sebebine göre kanun yararına bozma isteminin (2) no’lu nedeni yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 16/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.