YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2597
KARAR NO : 2016/18495
KARAR TARİHİ : 25.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5941 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Hükmün Kaldırılması
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
03.02.2012 tarih ve 28193 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 31.01.2012 tarih ve 6273 sayılı Çek Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 3. maddesi ile 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5.maddesinin 3. fıkrasında yer alan ” hukuki ve cezai sorumluluk” ibaresi ” hukuki sorumluluk ile idari yaptırım” olarak değiştirilmiş, 6273 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle 5941 sayılı Kanuna eklenen geçici 3. maddenin 7. fıkrasıyla da ”Bu kanun hükümlerine göre suç karşılığı uygulanan yaptırımı, idari yaptırıma dönüştürülen fiiller nedeniyle,
a) Soruşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında, Cumhuriyet Başsavcılığınca,
b) Kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında mahkemece, idari yaptırım kararı verilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, Yargıtay’ın ilgili dairesinde bulunan dosyalar hakkında ise ilgili dairece, bu kanuna göre işlem yapılmak üzere dava dosyası hükmü veren mahkemeye gönderilir ve bu mahkeme tarafından duruşma yapılmaksızın karar verilir.” hükmü getirilmiştir.
Yapılan yasal düzenlemeler ile 5941 sayılı Kanun’un 5. maddesinde düzenlenen ”karşılıksız çek keşide etme” suçu kabahat haline dönüştürülmüştür.
5326 sayılı Kanun’un 27. maddesinin 5. fıkrasına göre; idari yaptırım kararının mahkeme tarafından verilmesi halinde, bu karara karşı ancak itiraz yoluna gidilebilir.
Suç olmaktan çıkarılarak idari yaptırıma tabi tutulan fiillerden dolayı düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren görevli mahkemeler görülmekte olan davalarda 5941 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesi gereğince ya idari yaptırım kararı verecekler ya da idari yaptırım uygulamasına yer olmadığına karar vereceklerdir.
Somut olayda sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 5941 sayılı Kanun’un 5. maddesinde 6273 sayılı Kanunla yapılan değişiklik üzerine; ”idari yaptırım” ya da ”yaptırım uygulanmasına yer olmadığına” karar verilmesi gerekirken, 6273 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 31.01.2012 tarihinden sonra Yerel Mahkemece 2009/1283 E 2010/389 K sayılı hükümlerin kaldırılmasına hükmedilmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanun’un 27. maddesine göre belirtilen kararın temyizi kabil kararlardan olmayıp, karara karşı itiraz yasa yoluna başvurulması mümkün bulunduğundan, katılan vekilinin temyiz dilekçesi itiraz mahiyetinde kabul edilerek, gereği mahallinde itiraz merciince değerlendirilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.