YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/467
KARAR NO : 2016/17709
KARAR TARİHİ : 10.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Bozma sonrası sanıklar hakkında hükmolunan cezanın bozma öncesine göre daha ağır olduğu ve CMK’nın 307/2. maddesi uyarınca sanıkların, bozma sonrası celse açılarak dinlenilmelerinde zorunluluk bulunduğu halde, sanıkların savunmaları alınmadan hüküm kurulmak suretiye CMK ‘nın 307/2. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması,
Kabule göre,
1-Sanıklar müdafiinin 22/10/2013 tarihli celsede lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiğinin anlaşılması karşısında, TCK’nın 50/4.maddesinde yer alan “taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa TCK’nın 50/1-a bendi uyarınca paraya çevrilebileceği” hükmü uyarınca sanıklar hakkında verilen hapis cezasının paraya çevrillip çevrilmeyeceği hususunun hüküm yerinde tartışılmaması,
2-Taksirli suçlarda TCK’nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
3-Lehe olan kanunun 5278 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun’un 110/3. maddesi olarak tespit edilmiş olmasına göre, uygulama maddesinin 110/2 olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı ve sanıklar müdafii ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine,10/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.