Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/7013 E. 2016/23096 K. 05.12.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7013
KARAR NO : 2016/23096
KARAR TARİHİ : 05.12.2016

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : İdari Para Cezası, Mahkumiyet

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanıklar hakkında hükmolunan mahkumiyet kararına yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yükletilen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, hükümlerden TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkarılarak yerlerine ”24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına” cümleleri yazılmak suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanıklar hakkında hükmolunan idari para cezasına yönelik temyizi itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların eylemlerinin 6831 sayılı Kanun’un 91/5. maddesi kapsamında olduğu ve hükümlerden sonra 14.04.2011 tarih 27905 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile 6831 sayılı Kanun’un 91/5. maddesinde yapılan değişiklik nazara alındığında bu suçların 5326 sayılı Kabahatler Kanunu gereğince kabahat neviine dönüşüp kabahat tarihi olan 11.07.2009 tarihi ile hüküm tarihi arasında 5326 sayılı Kanun’un 20/c maddesinde öngörülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5326 sayılı Kanun’un 20. maddesi gereğince kabahatliler hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 6217 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile 31.03.2011 tarihinde değiştirilen 6831 sayılı Kanun’un 91/5. fıkrasının son cümlesi uyarınca, el konulan emval ve baltanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine, 05/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.