YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7625
KARAR NO : 2017/4937
KARAR TARİHİ : 25.05.2017
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre,
1)Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik incelemede,
a )İİK’nın 339. maddesinden kurulan hükme yönelik incelemede;
Sanığın üzerine atılı bulunan mal ve kazançtaki artışı bildirmemek eylemi, 2004 sayılı İİK’nın 339. maddesi uyarınca tazyik hapsi cezası ile yaptırım altına alınmış olup, aynı Kanun’un 353. maddesinin birinci fıkrasına göre disiplin veya tazyik hapsi olan suçlardan dolayı verilen kararların itiraz yasa yoluna tabi bulunduğundan 20.01.2015 havale tarihli temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİ ile şikayetçi vekilinin dilekçesi hakkında itiraz merciince değerlendirilmek üzere dosyanın incelenmeksizin iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
b)İİK’nın 331, 332, 333/a, 337/a, 338 ve 345/a maddelerinden kurulan hükümlere yönelik incelemede;
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2)Sanık … hakkında kurulan hükümlere yönelik;
a)İİK’nın 339. maddesinden kurulan hükme yönelik incelemede,
Sanığın üzerine atılı bulunan mal ve kazançtaki artışı bildirmemek eylemi, 2004 sayılı İİK’nın 339. maddesi uyarınca tazyik hapsi cezası ile yaptırım altına alınmış olup, aynı Kanun’un 353. maddesinin birinci fıkrasına göre disiplin veya tazyik hapsi olan suçlardan dolayı verilen kararların itiraz yasa yoluna tabi bulunduğundan 20.01.2015 havale tarihli temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİ ile şikayetçi vekilinin dilekçesi hakkında itiraz merciince değerlendirilmek üzere dosyanın incelenmeksizin iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
b)İİK’nın 333/a maddesinden kurulan hükme yönelik incelemede;
Sanığın üzerine atılı “ticari işletme yöneticisinin alacaklıları zarara sokmak kastı ile borcu ödememesi” suçlarının takibi şikayete bağlı olup, icra takibinin 01.07.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, şikayetçi vekilinin İİK’nın 347. maddesinde düzenlenen fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıllık süreler geçtikten sonra 19.02.2014 tarihinde şikayette bulunması nedeniyle sanık hakkında şikayet hakkının düşürülmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, tebliğnameye uygun olarak İİK’nın 347. maddesi uyarınca şikayet hakkının DÜŞÜRÜLMESİNE,
c )İİK’nın 337/a maddesinden kurulan hükme yönelik incelemede;
Sanığın üzerine atılı “ticareti usulüne aykırı terk etmek” suçunun takibi şikayete bağlı olup, Uray Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 25.04.2014 tarih ve 18210 sayılı yazısı ile borçlu şirketin 31.01.2010 tarihi itibariyle re’sen terk işleminin yapıldığının bildirildiği ve şikayetçi vekilinin İİK’nın 347. maddesinde düzenlenen fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıllık süreler geçtikten sonra 19.02.2014 tarihinde şikayette bulunması nedeniyle sanık hakkında şikayet hakkının düşürülmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, tebliğnameye uygun olarak İİK’nın 347. maddesi uyarınca şikayet hakkının DÜŞÜRÜLMESİNE,
d) İİK’nın 345/a maddesinden kurulan hükme yönelik incelemede;
Sanığın üzerine atılı “sermaye şirketinin iflasını istememek” suçunun takibi şikayete bağlı olup, Uray Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 25.04.2014 tarih ve 18210 sayılı yazısı ile borçlu şirketin 31.01.2010 tarihi itibariyle re’sen terk işleminin yapıldığının bildirildiği ve bu tarih itibariyle borçlu şirketin iflasının istenmesi gerekmekle, şikayetçi vekilinin İİK’nın 347. maddesinde düzenlenen üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıllık süreler geçtikten sonra 19.02.2014 tarihinde şikayette bulunması nedeniyle sanık hakkında şikayet hakkının düşürülmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, tebliğnameye uygun olarak İİK’nın 347. maddesi uyarınca şikayet hakkının DÜŞÜRÜLMESİNE,
e )İİK’nın 338. maddesinden kurulan hükme yönelik incelemede;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
f) İİK’nın 331. maddesinden kurulan hükme yönelik incelemede;
Şikayetçi vekilinin şikayet dilekçesinde, sanığın alacaklısını zarara uğratmak kastıyla borçlu şirketin mal varlıklarını kurdukları yeni şirketlere, şirket hisselerini ise yakınlarına
devrettiklerini, şirket adına gelen paraları kendi adına tasarruf ettiklerini, şirketin içini boşalttıkları iddiası ile şikayette bulunması karşısında, sanığın yetkilisi olduğu borçlu … Tarım Ürn. Pet. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. ve malvarlıklarının devredildiği belirtilen … Tarım Gıda Yem San. İth. İhr. Tic. Ltd. Şti.’ne ait şikayet tarihini kapsayan ticari defterler, kayıt ve belgeler ile banka hesapları üzerinde karşılaştırmalı olarak bilirkişi incelemesi yaptırılıp, suç tarihleri de kesin olarak tespit edilip şikayetin süresinde yapılıp yapılmadığı belirlenerek sonuca göre hukuki durumun takdiri gerekirken, asıl borçlu … Tarım Ürn. Pet. Gıda San. Tic. Ltd. Şti.’ne ait sadece 2009 yılı defter ve bilanço kayıtları üzerinden yapılan yetersiz bilirkişi incelemesine dayalı olarak eksik kovuşturma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
aa)02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin aynı Kanun’un 331/1. maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaşma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaşmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
bb)5237 sayılı TCK’da “cezaların toplanması” kuralına yer verilmediği, 5275 sayılı C.G.T.İ.K’nın 99. maddesi uyarınca hükmolunan her bir cezanın ayrı ayrı bağımsızlıklarını koruduğu gözetilmeden, sanık hakkında uygulanan cezaların içtimaına karar verilmesi,
g) İİK’nın 332. maddesinden kurulan hükme yönelik incelemede;
Şikayetçi vekilinin şikayet dilekçesinde, borçlunun hangi fiili ile aczine sebebiyet verdiği veya vaziyetinin fenalığını bilerek ağırlaştırdığının somut olarak belirtilmemesi, isnat edilen eylemlerin ise İİK’nın 331. maddesi kapsamında değerlendirilebilecek olması karşısında, suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin aynı Kanun’un 332. maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaşma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaşmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 25.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.