Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/768 E. 2016/15893 K. 19.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/768
KARAR NO : 2016/15893
KARAR TARİHİ : 19.04.2016

MAHKEMESİ : Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Mahallinde yapılan keşif sonrası düzenlenen orman mühendisi ve fen bilirkişi raporlarından suça konu edilen sanığa ait evlerin bulunduğu yerin içinde bulunduğu …. ada bazında yapılan kadastrol çalışmalarında 6003 ada 6,7,9 nolu parseller olarak, Hazine adına orman sınrıları dışına çıkartılan yerin dışında, tamamı 1948’de yapılıp kesinleşen ve 1981’de 1744 sayılı Kanuna göre yapılan 2/B çalışmasına da konu edilmeyen Uzunparça devlet ormanında kaldığının tespitine rağmen, suça konu taşınmazların parsellenip vatandaşlara satıldığı, sanığın elinde suça konu yere ilişkin 2116 m2 sahasında yere ait Maliye Hazinesi adına mülkiyet ve hisse oranlarının düzenlemesi ile ilgili olarak verilen 11/07/1985 tarihli niteliği arsa olarak belirtilen … ile birlikte hisseli tapu tahsis belgesi olması sebebi ile suç tarihi itibariyle sanığın suç kastının bulunmadığı dikkate alınarak beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de ;
1- Sanık hakkında düzenlenen iddianamade sevk maddeleri arasında 6831 sayılı Kanun’un 93/2. maddesi gösterilmediği halde sanığa ek savunma hakkı verilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine muhalefet edilmesi,
2- 03/04/2009 tarihli bilirkişi raporunda eylem nedeniyle katılan orman idaresinin zararının bulunmadığı açıkça belirtilmiş olduğu halde, sanık hakkında, katılanın zararını gidermediği gerekçesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmesi,
3- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde vekalet ücreti, maktu ve nisbi olmak üzere belirlenmiştir.
Maktu vekalet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nisbi vekalet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 365/2. maddesinin aksine ceza davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması ve 6831 sayılı Orman Kanun’un 112, 113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; davada kendisini vekille temsil ettiren katılan İdare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrıca müsaderesine karar verilen binaların değeri üzerinden nisbi vekalet ücretine de hükmedilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 19/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.