Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2017/1130 E. 2017/4931 K. 25.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1130
KARAR NO : 2017/4931
KARAR TARİHİ : 25.05.2017

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre,
1)O Yer Cumhuriyet Savcısının temyizine yönelik yapılan incelenmede,
O Yer Cumhuriyet Savcısının, 17.12.2015 gününde verilen hükme yönelik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK’nın 310. maddesinde öngörülen bir aylık süre geçtikten sonra 19.01.2016 tarihli temyiz isteminin aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
2)Sanık müdafiinin temyizine yönelik yapılan incelenmede,
İİK’nın 345/a maddesindeki suçun oluşabilmesi için, aynı Kanun’un 179 ve 6762 sayılı TTK’nın 324. maddesinde öngörülen koşullarda şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenerek sonucuna göre şirketin iflasının istenmesi şartlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği cihetle, borçlu şirkete ait ticari defterler, bilançolar ve banka hesapları temin edilip, üzerlerinde karşılaştırmalı olarak bilirkişi incelemesi yaptırılarak, şikayet tarihi olan 16.06.2011 tarihi itibariyle şirketin iflasının istenmesi şartlarının oluşup oluşmadığı saptanıp, sonucuna göre hukuki durumunun takdiri gerekirken, şikayet tarihi itibariyle mevcut durumu tespit etmeyen ve sadece 2010-2011 yıllarına ait kurumlar vergisi beyannamelerine göre hazırlanan raporlar dayanak yapılarak eksik kovuşturma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
1)02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin aynı Kanun’un 345/a maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaşma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile
mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaşmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
2) Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının miktarı itibariyle 5237 sayılı TCK’nın 50/3 maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 25.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.