YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4325
KARAR NO : 2017/10271
KARAR TARİHİ : 29.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.11.2010 tarih ve 7/191-227 sayılı kararında “Hükmün aleyhe bozulması halinde davaya yeniden bakacak mahkemece, sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 326 ve 5271 sayılı TCK’nın 307/2. maddeleri uyarınca zorunludur. Savunma hakkının sınırlandırılamayacağı ilkesine dayanan bu zorunluluk uyarınca, sanığa, bozmada belirtilen ve aleyhinde sonuç doğuracak olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki kanıtlarını sunma olanağı tanınmalıdır.” hususlarına yer verilmiş olup; somut olayda davaya yeniden bakan mahkemece bozma üzerine yapılan yargılamada, beraat kararı verilen sanık hakkında, Yargıtay 19. Ceza Dairesinin bozma kararı sanık aleyhine olmasına rağmen, sanığın duruşmaya katılımı sağlanıp bozmaya karşı diyeceklerinin sorulmaması suretiyle, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracak şekilde 1412 CMUK’nın 326 ve 5271 sayılı CMK’nın 307. maddelerinin ihlal edilmiş bulunması;
2) Sanığın temyiz başvurusu üzerine bozma kararı verilen evvelki hükümde; sanık hakkında neticeten 1500 TL ve 80 TL adli para cezasına hükmedildiği, bozma ilamı sonrasında, CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanık lehine kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek, sanık hakkında 1500 TL ve 60 TL adli para cezası hükmedilmesi gerekirken 2 ay 15 gün hapis ve 60 TL adli para cezasına hükmedilerek CMUK’nın 326/son maddesine aykırı davranılması,
3) Adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında verilen 2 ay 15 gün hapis cezasının, sosyal, ailevi ve ekonomik durumu nazara alınarak, 5237 sayılı TCK’ nın 50. maddesinde yer alan seçenek yaptırımlardan birine çevrilip çevrilmeyeceği veya ertelenip ertelenmeyeceği tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
4) Cezalandırmaya esas kanunun 6831 sayılı Orman Kanunu yerine 5237 sayılı Kanun olarak gösterilmek suretiyle CMK 230/1-c maddesine aykırı davranılması,
5) TCK’nın 53. maddesi gereği hükmolunan hak yoksunluklarının, sonuç cezadan önce uygulanması,
Kanuna aykırı ve Üst Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen uygun olarak, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 29.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.