Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2017/4547 E. 2017/10166 K. 27.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4547
KARAR NO : 2017/10166
KARAR TARİHİ : 27.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1136 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Üsküdar 3. Asliye Ceza Mahmesinin 14/10/2011 gün, 2010/152 esas ve 2011/437 karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nu 63/3, 5237 sayılı Türk Ceza Kanu’nu 62 ve 52/2 maddeleri uyarınca neticeten 1 Yıl 3 Ay hapis ve 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair verilen kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dairemizce yapılan temyiz incelemesinde, sanığın eyleminin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu 48. maddesinde belirtilen ” avukata iş getirmeye aracılık eylemine teşebbüs” suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi gerekçesi ile anılan mahkeme kararının bozulduğu, yerel mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama sonucu bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen; sanık hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu 48. maddesinde yazılı suçun işlendiği sabit görülerek teşdiden 9 ay hapis cezası verildiği, TCK 62. maddesi gereği cezadan 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 7 ay 15 gün hapis cezasına hükmedildiği, bozma ilamında belirtilen teşebbüs hükümlerinin Yerel Mahkemece gözetilmeden sanık hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 48. maddesinde belirtilen suç tamamlanmış gibi kabul edilerek yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.