Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2018/5126 E. 2018/13014 K. 10.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/5126
KARAR NO : 2018/13014
KARAR TARİHİ : 10.12.2018

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Şikayet Hakkının Düşürülmesi

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- İİK’nun 338. maddesine aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik incelemede,
Sanıkların üzerlerine atılı 2004 sayılı İİK’nun 338. maddesine aykırılık suçunun kovuşturmasının şikayet şartına bağlı olduğu, İİK’nun 347. maddesine göre fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kullanılmayan şikayet hakkının düşeceği, İİK’nun Onaltıncı Bab’ında düzenlenen bir kısım suçlar bakımından şikayet hakkının doğması için bu suçların niteliği gereği icra takibinin kesinleşmesi gerektiği, icra takibi kesinleşmeden yapılacak şikayetin, henüz doğmamış bir hakkın kullanımı niteliğinde olacağı ve icra takibinin sonradan kesinleşmesinin de bu şikayeti süresinde ve usulüne uygun yapılmış bir şikayet konumuna getirmeyeceği cihetle;
CMK’nun 223/8. maddesinde soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması halinde “davanın düşmesine” karar verileceğinin öngörülmesi,
Somut uyuşmazlıkta; borçlu şirkete ödeme emri tebliğ edilmeden ve bu nedenle takip kesinleşmeden 05/06/2013 tarihinde şikayette bulunulduğu ve buna göre kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında açılan davanın “düşmesine” karar verilmesi gerekirken, şikayetçi vekilinin sunmuş olduğu mazeret dilekçelerinin davanın takip edilmediğini gösterir sayı ve yoğunlukta olmadığı halde şikayetçi vekilinin sık sık mazeret bildirdiği ve davayı takip etmediği gerekçesiyle İİK’nun 349. maddesinin 6. fıkrası uyarınca şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiyle, kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK’nun 73/1. maddesi yollamasıyla 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan DAVANIN DÜŞMESİNE,
2- Tazminat talebine yönelik incelemede,
Şikayetçi vekilinin şikayet dilekçesinde İİK’nun 89/4 maddesi uyarınca sanıklardan tazminat talebinde de bulunmuş olması karşısında bu dava hakkında bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 10/12/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.