YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/7744
KARAR NO : 2018/12062
KARAR TARİHİ : 20.11.2018
Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık …’ın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin Tekirdağ 1. İcra Ceza Mahkemesinin 16/01/2017 tarihli ve 2016/879 Esas, 2017/116 Karar sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 19/10/2018 gün ve 94660652-105-59-1581- 2018- Kyb sayılı yazılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/10/2018 gün ve KYB.2018/85782 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 08/04/2016 tarihli taahhütnamede işlemiş faiz olarak 112,71 Türk lirası ve taksit süresinde işleyecek faiz olarak 0,11 Türk lirasının belirtildiği, ancak dosya içerisinde yer alan icra emrinde, kat öncesi işlemiş %22,46 gecikme faiz bedeli olarak 356,58 Türk lirası, kat öncesi işlemiş gecikme faizinin %5 gider vergisi olarak 17,83 Türk lirası ve işlemiş %22,46 temerrüt faizi olarak 187,17 Türk lirasının belirtildiği, bu kapsamda icra emrinde gösterilen faiz miktarları ile taahhütnamede gösterilen faiz miktarları arasında çelişki olduğunun anlaşıldığı, ayrıca 2004 sayılı Kanun’un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği; ancak 08/04/2016 tarihli taahhütnamede belirtilen faizlerin hangi dönemleri kapsadığı, icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Tekirdağ 1. İcra Ceza Mahkemesinin 16/01/2017 tarihli ve 2016/879 Esas, 2017/116 Karar sayılı kararının CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına, 20/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.