Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2019/16147 E. 2021/4436 K. 15.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/16147
KARAR NO : 2021/4436
KARAR TARİHİ : 15.04.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Beraat

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
I-Sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan vekilinin sanık hakkında verilen beraat kararı ile sınırlı olarak sunduğu temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
II-Sanık Abdurrakip Kaçan hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklinde düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK’nın 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Kabule göre ise;
1-Sanığa “ek savunma” hakkı verilmeden 5607 Sayılı Kanunun 3/11. maddesi uygulanmak suretiyle CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması,
2-Suçta kullanılan aracın kayden malikin beyanına göre de dört yıl kadar önce sanığa satıldığının anlaşılması ve 29.06.2010 ve 27.10.2010 tarihlerinde iki kez daha suçta kullanılmış olması nedeniyle aracın üzerine şerh konulduğu, dava konusu eşyanın 35 bidon içerisinde ele geçmesi ve bu haliyle aracın hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğu , aracın değeri ve nakil vasıtasının değeri dikkate alındığında nakil aracının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı, bu nedenle TCK’nin 54/3. maddesi uyarınca hakkaniyete de aykırı olmadığı ve aracın suça tahsis edildiği gözetilerek, nakil aracının müsaderesi yerine yazılı karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.