YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/24073
KARAR NO : 2020/17771
KARAR TARİHİ : 07.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Şehirlerarası otobüste yapılan aramada, sanığa ait çuvalların içinde bulunan peynir bidonlarının arasında suça konu kişisel kullanım miktarı üzerindeki bandrolsüz (kaçak) sigara ele geçirilmesi olayıyla ilgili olarak, İstanbul’a inşaatta çalışmak için gittiğini beyan eden sanığın savunmasında; peynir çuvallarının hemşehrisi (tanık) … tarafından otobüs firmasının İstanbul’daki yazıhanesine bırakılması için verildiğini, dışarıdan peynir bidonları olduğunu zannettiğini ancak içindeki sigaralardan bilgisi olmadığını ifade etmesi ve tanığın cep telefonu numarasını da soruşturma aşamasında görevlilere vermesi karşısında;
Verilen cep telefonundan hareketle tanık olarak ifadesine başvurulan …’in sanığı tanımadığını, sanığa bir emanet de vermediğini beyan etmesi üzerine, mahkemece tanığa tanımadığı birinin cep telefonunu bilgisine nasıl ulaştığının sorulması, sanığın cep telefonu ile aralarında geriye dönük bir hafta içindeki HTS arama görüşme kayıtlarının da dosyaya getirtilerek bu hususta bir araştırma yapılarak bir kanaate varılması gerekirken,
Mahkemece, sanığın savunmasının tutarlılığının, beyanlarına neden itibar edilmediğinin karar gerekçesinde gösterilmeksizin sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklinde düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 07.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.