Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2019/25609 E. 2020/18165 K. 08.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/25609
KARAR NO : 2020/18165
KARAR TARİHİ : 08.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre,
I-) Nakil aracının iadesi kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
a)Müsaderesi talep edilen ve suça konu gümrük kaçağı sigaraların naklinde kullanılan 2013 model Fort Transit marka aracın kayden… adına kayıtlı olup adı geçenin malen sorumlu sıfatıyla davadan haberdar edilmediği ve beyanının alınmadığı, yargılama aşamasında dinlenen … ile…’ın baba-kız oldukları, sanığın ise …’ın yanında aracın şoförü olarak çalıştığı, …’ın alınan beyanında suçta kullanılan aracın kendisine ait olduğunu, ancak yeşil kartının iptal olmaması için kızı… adına kaydettirdiğini belirtmesi karşısında, öncelikle taraf teşkilinin sağlanması açısından aracın kayıt maliki olarak gözüken Mesude Dalmış’ın usulünce davadan haberdar edilmesi,
b)Suça konu aracın sanığın sevk ve idaresindeyken yapılan kontrolde kasa kısmının tamamında 25 cm yüksekliğinde zula tertibatı içerisinde gizlenmiş vaziyette 960 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilen olayda zulanın niteliği ile hayatın bilinen tecrübelerine göre malen sorumlu ile aracın kendisine ait olduğunu bildiren …’ın iyiniyetli 3. kişi sayılamayacağı, aracın suç tarihindeki bilinen değeri ile, kaçak eşyanın gümrüklenmiş değeri nazara alındığında müsaderesinin TCK’nin 54. maddesine aykırı olmayacağı gözetilerek nakil aracının zoralımına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde iadesine ve şerhin kaldırılmasına karar verilmesi,
II-) Mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde ise;
1-)Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek kanuni koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2-)Suç tarihi itibarıyla suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’nun davaya katılan olarak kabul edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. Maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 08.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.