Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2019/25819 E. 2020/18187 K. 08.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/25819
KARAR NO : 2020/18187
KARAR TARİHİ : 08.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre,
1-) Nakil aracının iadesi kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Dosya kapsamında dinlenen malen sorumlu beyanında; sanığın eşi olduğu ve aracın eşi olan sanık tarafından kullanıldığını belirtmesi karşısında araçta ele geçirilen 2130 litre gümrük kaçağı motorinin, nakilde kullanılan aracın ağırlıklı bölümünü oluşturduğu ve suça konu gümrük kaçağı motorinin gümrüklenmiş değeri ile suçta kullanılan aracın suç tarihindeki bilinen değeri karşılaştırıldığında müsaderesinin hakkaniyete aykırı olmayacağı ve araçta yakalanan motorinden malen sorumlunun haberinin olmadığı yönündeki beyanı hayatın bilinen tecrübelerine aykırı olacağı ve malen sorumlunun iyiniyetinden bahsedilemeyeceği gözetilerek aracın müsaderesine karar verilmesi gerekirken iadesine karar verilmesi,
2-) Mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde ise;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek kanuni koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 08.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.