Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2020/2572 E. 2020/10822 K. 15.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2572
KARAR NO : 2020/10822
KARAR TARİHİ : 15.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Gerekçeli kararın tebliğine ilişkin olarak yapılan 10.10.2019 tarihli tebligatın yasalara uygun olarak yapılmadığı bu husus ikinci tebligatın da geçerliliğini etkilediğinden sanığın temyizinin süresinde yapıldığı kabul edilmiştir.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında işgal ve faydalanma eylemiyle ilgili olarak mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 28.04.2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde 28.06.2013 tarihinde işlediği işgal ve faydalanma suçundan kurulan hükmün kesinleşmesi ve ihbar üzerine hükmün açıklandığı, CMK’nin 231/8-c maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile sanığın denetim süresi içinde yeni suç işlediği tarih arasında zamanaşımının durduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Suç tarihi itibariyle sanığa isnat edilen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre davanın 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunması, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanık hakkında mahkumiyet kararı verilen 24/09/2007 tarihinden karar tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanğın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN tebliğnameye uygun olarak 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK’nin 322. maddesinin verdiği yetkiyle, 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle KAMU DAVASININ DÜŞMESİNE,15/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.