Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2020/5405 E. 2021/4160 K. 12.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5405
KARAR NO : 2021/4160
KARAR TARİHİ : 12.04.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5187 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dairemizin 08.07.2019 T. 2019/23111-10622 E.K. Sayılı kararında etraflıca açıklandığı üzere,
Suça konu yayının 5651 sayılı Kanun kapsamında internet yoluyla yapılan bir yayın olduğu, dolayısıyla 5187 sayılı Kanun’da düzenlenen ve “dar anlamda basın suçu” niteliğinde bulunan “yeniden yayım” suçunun unsurlarını taşımadığı gözetilmeksizin sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de,
1- 7188 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesi ile; sadece adli para cezasını ve/veya daha aza süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda “basit yargılama usulü”nün uygulanması mümkün hale getirilmiş, aynı Kanunla Ceza Muhakemeleri Kanunu’na eklenen Geçici 5/(1)-d maddesinde ise; 01/01/2020 tarihi itibarıyla “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş…” dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulünün uygulanmayacağı düzenlenmiş ise de,
Anayasa Mahkemesi’nin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı ve 25/06/2020 tarihli 2020/16 E. 2020/33 K. sayılı kararları ile yukarıda anılan geçici 5/1-d maddesinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibarelerinin, aynı bentte yer akan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi karşısında, mahkemece sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikteki “basit yargılama usulünün” uygunlama şartları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi mecburiyeti,
2- Sanığa atılı 25/09/2014 ve 08/11/2014 tarihli eylemler ile ilgili olarak aynı iddianame ile kamu davası açılmış olup atılı suçların sübutu halinde, hukuki kesinti oluşmadığından 5237 sayılı TCK’nin 43/1. maddesi uygulanmak suretiyle tek cezaya hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ve müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, tebliğnameye uygun olarak 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 12/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.