YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/11797
KARAR NO : 2006/5436
KARAR TARİHİ : 23.05.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince herne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, icra takibine konu edilen çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, çek yaprağının müvekkilinin bilgi ve iradesi dışında elinden çıktığını ileri sürmüş ve davalıya borcunun olmadığının tesbiti ile % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,müvekkilinin çeki davacının damadı olan ilk ciranta …’dan ciro yolu ile aldığını, aynı nitelikte pek çok çekin davacı tarafça ödendiğini, iddianın yerinde olmadığını, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, çekteki imzanın davacıya ait olmadığı Adli Tıp raporuyla saptanmış ise de, başka takip dosyasına konu çekteki imzalar ile dava konusu çekteki imzaların aynı olduğunun çıplak gözle net olarak görüldüğü, hal böyle olunca ikinci ciranta olan davalının iyiniyetli olduğu gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu çekdeki keşideci imzasının davacıya ait olmadığı Adli Tıp incelemesi ile saptanmıştır.Esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir. Sahtecilik iddiası herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def’ilerdendir. Bu durumda mahkemece yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde geri verilmesine 23.05.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.