Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/10157 E. 2007/3346 K. 04.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10157
KARAR NO : 2007/3346
KARAR TARİHİ : 04.04.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı, bankalardan aldığı krediye davalının kefil olduğunu, taksitleri zamanında ödeyemeyince diğer kefillerle birlikte davalının taksitleri ödediğini, davalının yaptığı ödemelere karşılık rızaen maaşından kesinti yapılarak davalıya 8.610.000.000 TL ödendiğini, kefil olduğu sırada davalıya teminat olarak açık senet verdiğini, davalının senedi doldurup 13.000.000.000 TL bedel yazmak suretiyle icra takibine koyduğunu belirterek, senetten dolayı borçlu bulunmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu bononun borca karşılık alındığını ve teminat senedi olmadığını, aksini ispatın davacıya ait olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının 28.04.2000 tarihli dilekçe altındaki imzayı kabul ettiği ve davacının bu tarih itibariyle davalıya 16.860 USD borçlu olduğu, davacı aylığından kesilen tüm ödemeler düşüldükten sonra takip tarihi itibariyle davacının borcunun bono miktarından fazla olduğu ve bono nedeniyle borçlu olmadığı iddiasının yerinde bulunmadığı, davalının işlemiş faiz talebinden feragat ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının takipteki işlemiş faiz nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacının imzasını taşıyan belgelerdeki beyanı gözetilerek alacağın saptanmasında ve ödemeler gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 04.04.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.