YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10259
KARAR NO : 2007/2787
KARAR TARİHİ : 22.03.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı … tarafından müvekkili aleyhine girişilen icra takibine dayanak yapılan 12.500 USD bedelli bononun, müvekkilinin davalı şirkette muhasebe müdürü olarak çalıştığı dönemde, şirketin bankalardan kredi almasında ,gerektiğinde teminat olarak kullanılmak üzere hatır için düzenlenerek verildiğini, karşılığında taahhütname alındığını ve bononun bedelsiz olduğunu belirterek, takip nedeniyle borçlu bulunmadıklarının tesbitine ve %40 tazminata karar verilmesini talep dava etmiştir.
Davalılar vekili, taahhütname başlıklı belgeyi kabul etmediklerini, davacının kardeşi … ’ın müvekkili İslam … Kapuz’a olan borcu nedeniyle senedi imzalayarak verdiğini ve alacağın gerçek olduğunu bildirerek davanın reddi ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davacının takibe konu bononun hatır bonosu olduğu ve anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasını yazılı delille ispatlayamadığı, davacının sunduğu 3.1.2001 tarihli “ Taahhütnamedir” başlıklı ve davalı şirket yetkililerinin imzalarını taşıyan belgenin sonradan montaj yoluyla doldurulduğu gerekçesiyle davanın reddine, %40 tazminatın davacıdan tahsili ile davalı … ‘a verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı takip ve dava konusu bononun davalı şirkette muhasebe müdürü olarak çalıştığı sırada davalı şirketin bankadan kredi kullanması için verilen hatır senedi olduğunu bildirerek bu bononun verildiği sırada davalı şirket yetkililerince düzenlenen 3.1.2001 tarihli taahhütname başlıklı belgeyi ibraz etmiştir.
Davalı şirket yetkilileri anılan bu taahhütname altındaki imzaları kabul etmişler, ancak imzaların üst kısmındaki yazıların sonradan doldurulduğunu imzalı beyanlarıyla bildirmişlerdir.
Mahkemece, açıklanan iddia ve savunma gözetilerek söz konusu taahhütnamenin sonradan bu duruma dönüştürülüp dönüştürülmediği üzerinde yeterince durulmadan “..3.1.2001 tarihli belgenin başlığındaki logo ile davalı şirketin kullandığı logo arasında aşırı farklılık bulunduğundan bu belgenin sonradan montaj yolu ile doldurulduğu izlenimi vermektedir..” gerekçesi ile eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, davacı tarafından alınan ve infaz edilen bir tedbir bulunmadığı, bir başka değişle davalı alacaklının alacağına kavuşması geciktirilmediği gözetilmeden alacaklı yararına %40 oranında tazminata hükmedilmesi de kabul şekli itibariyle doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.