Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/10269 E. 2007/3205 K. 30.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10269
KARAR NO : 2007/3205
KARAR TARİHİ : 30.03.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, davacı ile davalı arasında imzalanan Teknik Servis Sözleşmesi’ nin feshi nedeni ile cezai şart alacağı, araç katkı payının tahsili ve sözleşme gereği davalıya verilen telefonların devri istemine ilişkindir.
Davalı vekili, sözleşmenin feshinin haklı olmadığını, cezai şartın müvekkilinin mahvına neden olacağını, araç katkı payı ödenmediğini telefonun da devir edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğundan ve davalı da tacir olduğundan cezai şarttan indirime gidilemeyeceği bu nedenle 15.000 Dolar cezai şartın faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının diğer istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-TTK.’ nun 24. maddesinde “Tacir sıfatına haiz borçlu, Borçlar Kanunu’ nun 104. maddesinin 2. fıkrası ile 161. maddesinin 3. fıkrasında ve 409. maddesinde yazılı hallerde, fahiş olduğu iddiasıyla bir ücret veya cezanın indirilmesini mahkemeden isteyemez.” hükmü vardır.
Ne var ki, borçlu tacir olsa bile cezai şart iktisaden mahvına mucip olacak derecede ağır ve yüksek ise adap ve ahlaka aykırı sayılarak tamamen veya kısmen iptal edilmesi gerekir (YHGK. 20.03.1974 gün 1053/222 sayılı kararı).
Somut olayda davalı sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın ekonomik yıkımına sebep olacağını ileri sürdüğünden mahkemece bu yönler üzerinde durulup irdelenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.03.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.