Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/10386 E. 2007/3302 K. 03.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10386
KARAR NO : 2007/3302
KARAR TARİHİ : 03.04.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalının müvekkilinin Kayseri bayisi olduğu sırada başka firmanın tüplerini sattığının tespit edildiğini, bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini, davalının sözleşmenin 27.maddesi gereğince cezai şart ödemek zorunda olduğunu ileri sürerek, 10.000.00 YTL ‘nin 15.3.2005 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, fazlaya ilişkin her türlü hakkın saklı tutulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece sözleşmenin 27.maddesi gereğince fesih tarihinde 100 ton LPG üzerinden hesaplanan cezai şart bedelinin 117.855.00 YTL olduğu, bu miktarın tenkisi tarafların tacir olmaları nedeniyle mümkün görülmese de bu miktarın hükmedilen faizi ile birlikte davalı bayinin iktisaden mahvına sebep verecek nitelikte olduğu, bu nedenle cezai şart miktarının makul seviyeye indirilmesi gerektiği düşünülerek, davanın kabulüne, 10.000 YTL cezai şartın 18.3.2005 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-TTK.nun 24.maddesi uyarınca tacir sıfatına haiz bir borçlu fahiş olduğu iddiasıyla cezai şarttan indirim yapılmasını isteyemez ise de, cezai şart miktarının borçlunun iktisaden mahvına sebebiyet verecek nitelikte olduğunun belirlenmesi halinde, bundan hakkaniyete uygun biçimde indirim yapılabileceği Yargıtay’ca kabul edilmektedir.Yerel mahkemenin bu yöndeki gerekçesinde isabetsizlik yoksa da taraflar arasındaki sözleşmenin 27.maddesi uyarınca saptanmış olan 117.855.00 YTL miktarındaki cezai şartın belirtilen gerekçelerle 10.000.00 YTL’ye indirilmesi isabetli görülmemiştir. Bu durumda mahkemece davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde uzman bir bilirkişiye inceleme yaptırılarak bu incelemenin sonucuna göre yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde indirime gerek olup olmadığı ve gerekiyorsa ne miktar indirim yapılmasınının hakkaniyete uygun olacağı irdelenerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklana nedenlerle davalının tüm, davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 3.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.