Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/10408 E. 2007/3307 K. 03.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10408
KARAR NO : 2007/3307
KARAR TARİHİ : 03.04.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin aradaki satım sözleşmesine göre davalıya 20.4.2000 tarihinde 3444 adet silikon teslim ettiğini, davalının malların bedelini ödemediği gibi iade de etmediğini, davalının süresi içinde faturaya itirazda bulunmadığını ileri sürerek 11.495.502.018.TL: nin ihtarname tebliğ tarihinden itibaren %80 reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 27.4.2000 tarihinde faturanın kendilerine tebliğ edildiğini, 4.5.2000 tarihinde faturanın sözleşmeye uygun olarak düzeltilmesi için davacıya ihtarname çekildiğini, davacının süresinde faturayı düzenleyip göndermeyince sözleşmenin münfesih olduğunu, bu nedenle malların bedelinin de istenemeyeceğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalının malları 27.4.2000 tarihinde teslim aldığı, TTK.’un 23/2 maddesi uyarınca 8 … içinde faturaya itiraz ettiğini ispatlayamadığı, bu nedenle fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 11.495.50YTL’nin 12.5.2000 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık satışa konu malların birim fiyatından kaynaklanmaktadır. Davacı, davalının faturaya 8 günlük yasal süre içinde itiraz etmediğini ve bu nedenle malın birim fiyatı ve toplam bedeli de içeren fatura münderecatını kabul etmiş sayılacağını ileri sürmüş,davalı ise faturanın kendisine 27.4.2000 tarihinde tebliğ edildiğini buna göre itirazının süresinde olduğunu satışa konu malların son kullanma tarihlerinin yakın olması nedeniyle malın birim fiyatının tanesi 1.150.000 TL. olması konusunda anlaşmaya vardıklarını buna rağmen davacının anlaşmaya aykırı olarak faturayı fazla fiyattan kestiğini, bunun kabul edilemeyeceğini savunmuştur.

Bu durumda uyuşmazlığın çözümlenmesinde öncelikle faturanın davalıya tebliğ tarihi ve itirazın 8 günlük yasal süre içinde yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Zira faturanın tebliğ tarihinden itibaren 8 günlük süre içinde itiraz edilmemesi halinde İİK.’nun 23/2 maddesi uyarınca borçlu tarafından fatura münderecatı kabul edilmiş sayılır. Ancak itirazın süresinde yapıldığının saptanması durumunda faturada yazılı malın birim fiyatı ve toplam bedel ihtilaflı hale gelir ki böyle olunca da satış bedelinin araştırılması zorunluluğu doğar.
O halde mahkemece faturanın davalıya hangi tarihte tebliğ edildiğini ispat etmek yükümlülüğünün davacıda olduğu gözetilerek tebliğ tarihinin araştırılması ve saptanacak duruma göre davalının faturaya yönelik itirazının TTK’nun 23/2 maddesinde öngörülen 8 günlük yasal süre içinde olduğunun belirlenmesi halinde borçlunun fatura münderecatını kabul etmiş sayılacağından hareketle hüküm kurulması aksi halde taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığına göre satış bedelinin BK.’nun 209/1. maddesinde öngörüldüğü şekilde saptanması, bu şekilde belirlenecek birim fiyata itiraz eden tarafın bunun dışında bir bedel konusunda anlaşmaya varılmadığı hususunu yazılı delille kanıtlamak zorunda olduğu gözetilerek deliller hep birlikte değerlendirilip uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken faturanın tebliğ tarihi ile ilgili ispat külfetinin tayininde hataya düşülerek eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 3.4 .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.