Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/10452 E. 2007/4083 K. 24.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10452
KARAR NO : 2007/4083
KARAR TARİHİ : 24.04.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya mal sattığını, toplam 8.530.415.377 TL alacağın tahsili için yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini telep ve dava etmiştir.
Davalı vekili müvekkilinin bünyesinde bulunduğu … Grup Ltd. Şti. ile davacı arasında imzalanan sözleşme gereğince davacının müvekkilinin ciro kaybından kaynaklanan kar kaybını müvekkili firmaya ödemeyi kabul etmesine rağmen fatura bedellerini ödemediğini, müvekkilinin takas- mahsup talebi bulunduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuş, % 40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasındaki 05.03.2004 tarihli sözleşmeye göre davacı tarafından davalıya 8.178.08 YTL’ lik mal satıldığı, davalının ciro farkından kaynaklanan kâra ilişkin düzenlediği faturalar toplamının 8.938.86 YTL olduğu, takas mahsup sonucu davalının alacağının davacıdan fazla olduğu gerekçesiyle davanın ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan 8.178.00 YTL’ lik mal bedelinden bakiye alacağının kaldığı, ancak davalının da kar kaybının bulunduğu ve bu tutarın 8.938.00 YTL olduğu, bu nedenle davacının herhangi bir alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı vekili bilirkişi raporuna karşı hesaplama yönteminin hatalı olduğundan bahisle itiraz etmiştir. Davacı itirazında hesaplamanın sözleşme hükümleri doğrultusunda fiili satış ve asgari satış tutarları gözetilerek yapılması gerektiğini belirtmiştir. Bu durumda mahkemece davacının rapora itiraz dilekçesinde bildirdiği hususlar dikkate alınarak ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de gözetilerek bilirkişilerden Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde ek rapor veya yeni bir rapor alınarak karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle düzenlenen ve denetime elverişle olmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.04.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.