Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/10608 E. 2007/307 K. 23.01.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10608
KARAR NO : 2007/307
KARAR TARİHİ : 23.01.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, takibin dayanağı senet üzerinde tahrifat yapıldığını, senedin rakam ve yazı hanesinin çelişki arzettiğini ileri sürmüş ve bononun 1.128.870.000.TL’lik bölümünden borçlu olmadığının tesbitine, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen Adli Tıp Kurumu raporuna göre, senede “1” rakamının sonradan ilave edildiği, yazı hanesinde iddia edildiği gibi tahrifatın bulunmadığı gerekçeleri ile 1.130.000.000.TL’lik senedin 1.000.000.000.TL.’lık bölümünden davacının borçlu olmadığının tesbitine, 130.000.000.TL.’lik kısım yönünden takibin devamına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- İİK. 72/5 maddesi uyarınca “ Borçluyu menfi tesbit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın %40 ‘ından aşağı olamaz.”
Somut olayda davalı lehtarın, rakam ile yazılı miktar hanesinde tahrifat yapıldığı Adli Tıp Raporu ile saptanan bono ile takibe giriştiği ve davacının talebi de bulunduğu gözetilerek anılan yasa hükmü uyarınca kötüniyet tazminatı talebi yönünden bir karar verilmesi gerekirken bu yönün gözardı edilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, dava menfi davası olup borçlu bulunulmadığı saptanan 1.000.000.000.TL. üzerinden hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre davacı lehine vekalet ücreti takdiri ve vekalet ücretine KDV eklenmemesi gerekirken bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, iadesine .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.