YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1066
KARAR NO : 2006/5031
KARAR TARİHİ : 05.05.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı …’nin müvekkili aleyhine 30.5.2002 vade tarihli ve 1.140.000.000.TL bedelli bonoya dayanarak icra takibi yaptığını, Kooperatif Kanununa göre Konut Yapı koopratiflerinin nakden borçlanamayacağını, eski yönetiminin neye dayanarak nakden borçlandıklarını bilemediklerini ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin davalı aleyhine açtığı 2002/421 Esas, 2003/50-51 Esas sayılı davalar ile diğer davalılar aleyhine aynı gerekçeyle açtığı 2002/328-340-360-420 Esas sayılı davaların bu dava ile hukuki ve fiili irtibatları bulunduğu gerekçesiyle birleştirilmesine karar verilmiştir.
Davalılar vekilleri davacı kooperatifin borç altına giremeyeceği konusunda yasal sınırlama bulunmadığını, önceki yönetimin düzenlediği senetlerin ödenmemesinin hakkın kötüye kullanılmasını oluşturduğunu, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuş, %40 tazminata karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece dava konusu senetlerin kooperatife satılan malzeme ve yapılan işler karşılığı verildiği, senet metinlerinde nakden yazmasının senetlerin geçersiz kılınmasını gerektirmeyeceği, kooperatifin bu şekilde borçlanmasının usulsüz olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davacının dava konusu alacakların %40’ı oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından açılan 2002/328-340-360-420-421 E. ve 2003/50-51 Esas sayılı menfi tespit davaları görülmekte olan dava dosyasında aralarında hukuki ve filii irtibat bulunduğu gerekçesiyle birleştirilmiştir.
Birleştirilen davalar bağımsızlıklarını koruduğundan her bir dava için ayrı ayrı hüküm oluşturulup yargılama giderlerinin, vekalet ücretinin ve harçların buna göre hesaplanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, 5.5.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.