YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10824
KARAR NO : 2007/3218
KARAR TARİHİ : 30.03.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı … Tic. A.Ş. arasında akdedilen döviz kredisi sözleşmesinde davalının müteselsil kefil olarak yer aldığını, sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için aleyhine girişilen takibe davalı kefilin itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ile %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüyle davalı yanın itirazının 113.871.38 YTL: üzerinden iptaline, 108.077.67 YTL asıl alacağa %97,5 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, %40 oranında 45.548.55 YTL. icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunun dördüncü sahifesinde davacı bankanın takip tarihi itibariyle alacağının 116.147.53 YTL: olduğu ancak davacının talebinin 115.715.80 YTL’dan ibaret bulunduğu belirtilmiş, beşinci sahifesinde ise kefalet limitinin 1.450.180.10 YTL: olduğunun belirtilmesine rağmen gerekçe gösterilmeden kefilin sorumlu olacağı miktarın 113.630.91 YTL: olduğu açıklanmıştır. Bu durumda bilirkişi raporu kendi içinde çelişkili olduğundan mahkemece talep de gözetilerek kefilin kefalet limiti dahilinde asıl borçlunun sorumluluğu altındaki borç miktarından ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olduğu dikkate alınarak sözleşme hükümlerine göre davacının talep edebileceği alacak yönünden araştırma ve inceleme yapılıp uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.