YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10965
KARAR NO : 2007/4483
KARAR TARİHİ : 07.05.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Davalılar : 1-… Gıda Paz.Akaryakıt Ürn.İnş.Turz.San.ve Sos.Hizm.Tic.Ltd.
Şti. 2-… vek.Av…. …
Taraflar arasındaki cezai şart alacağı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirketin 15.10.2002 tarihli sözleşme ile bayileri olduğunu ve yıllık asgari alım taahhüdünde bulunduğunu, diğer davalının şirketin doğmuş ve doğacak borçlarına 300.000.000.000.-TL. kefalet ettiğini, davalı şirketin asgari alım taahhüdünü yerine getiremediğin iddia ederek 71.924.41.-YTL.nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar savunmalarında, asgari alım taahhütnamelerinin boş olarak alınıp, sonradan davacı tarafından doldurulduğunu ve geçersiz olduğunu, akdi ihlal edenin davacı olduğunu beyan ederek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davalı şirketin asgari alım taahhüdünü yerine getiremediği, ancak kefilin tacir olmadığı ve davalı şirketin de bakkaliye grubunda faaliyet gösterdiği gözetilerek cezai şartta 9/10 oranında indirim yapılarak 7.192.44.-YTL.nın tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak TTK.nun 24. maddesi uyarınca tacir sıfatını haiz bir borçlu, fahiş olduğu iddiasıyla cezai şarttan indirim yapılmasını isteyemez.
Somut olayda davalı şirket TTK.nun ikinci kitabının yedinci faslında düzenlenen bir sermaye şirketi olup, tacir sıfatına haizdir.
Diğer yandan kefil kefalet ettiği gerçek kişi veya tüzel kişinin borcundan dolayı kefelet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sorumlu olup, kefilin gerçek veya tüzel kişi olmasının kefalet ettiği borç ile ilgisi bulunmamaktadır.
Ancak, sözleşme ile kararlaştırılan cezai şart miktarının borçlunun iktisaden mahfına sebep olacak derecede yüksek olduğu hallerde cezai şarttan indirim yapılabileceği, Yargıtay’ın istikrar kazanmış içtihatları gereğidir. Nitekim mahkemece de cezai şart tutarından indirim yapılmış ise de, toplanan deliller, sözleşme içeriği borçlunun ekonomik durumu gözetildiğinde yapılan indirimin (9/10) çok fazla olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece somut olayın özelliği ve davalı şirketin ekonomik durumu gözetilerek daha makul düzeyde indirim yapılmak üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 500.00.YTL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.