YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11033
KARAR NO : 2007/4548
KARAR TARİHİ : 08.05.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar : 1-… 2- …vek.Av. …
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, taraflar arasında düzenlenen harici kamyon satışı nedeniyle davalının yaptığı masraflara karşılık müvekkilleri tarafından teminat senedi verildiğini, resmi satış gerçekleşmediğinden kamyonun geri alındığını, davalının kamyona yaptığı masrafları belgeleyememesi sebebiyle senedin karşılıksız kaldığını ileri sürerek müvekkilleri aleyhine girişilen takibin dayanağı olan bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tespitine ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senedin teminat senedi olmayıp müvekkili tarafından dava konusu kamyona yapılan masraflar karşılığı düzenlenen borç senedi olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen “ Taahhütnamedir” başlıklı belge içeriğine göre senedin teminat amacıyla verildiğinin anlaşıldığı, davalının araca yaptığı tarafların kabulünde olan 770.00 YTL lastik masrafı dışında masraf yaptığına dair belge ibraz edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu icra takibinin dayanağı olan 15.5.2003 tarih 4.500.00 YTL: miktarındaki senedin 3.730.00 YTL.’lik kısmı yönünden davacıların borçlu olmadıklarının tesbitine, %40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen “Taahhütnamedir” başlıklı belgenin 2. paragrafında “ … vekili olan … ve … (asıl sıfatı ile ) tarafından …’un aracına yaptığı masraflara karşılık 15.5.2003 vadeli 4.500.000.000.TL. bedelli bono imzalandığı” belirtilmiştir. Taahhütnamenin bu yazılış biçimine göre anılan bononun araca yapılan 4.500.000.000.TL. masrafa karşılık verildiğinin kabulü gerekir. Başka bir ifade ile araca belirtilen bu miktar kadar masraf yapıldığı tarafların kabulündedir. Taahhütnamenin 3. paragrafında ise davalının üçüncü kişilere olan ve davalı tarafça ödenmesi gereken borçların davacılar tarafından ödenmesi halinde bunların makbuzlarının getirilmesi şartıyla bu ödemelerin dava konusu senetten tenzil edileceği hükme bağlanmıştır. Hal böyle olunca, dava konusu senedin teminat senedi olduğunun kabulünde isabet bulunmamaktadır. Davacı taahhütnamenin aksini iddia ettiğine göre iddiasını yazılı delille kanıtlamakla yükümlüdür. Mahkemece bu yönler gözetilmeden ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre öteki yönlerin ve davacılar vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 8.5 .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.