Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/11175 E. 2007/3891 K. 16.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11175
KARAR NO : 2007/3891
KARAR TARİHİ : 16.04.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine senede dayalı takip başlattığını, müvekkilinin Çevre ve Orman Bakanlığından orman niteliğini kaybetmiş arazilerin değerlendirilmesi ve ağaçlandırılması amacıyla 300 dönüme yakın bir arazinin kullanımı hususunda müsade aldığını, bu duruma köy muhtarı ile davalının karşı çıktığını müvekkili aleyhine adli ve idari yollara başvurduklarını, müvekkilinin de bu baskılara dayanamayarak ve kendisine müdahale edilmemesi için takibe konu senedi düzenleyerek verdiğini, davalının daha sonra Cumhuriyet Savcılığına verdiği ifade ve dilekçesinde senedin sus payı olarak verildiğini söylediğini belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini, davacının müvekkili ve köy muhtarı …’den aldığı borç para karşılığı takibe konu senedi düzenlediğini, daha sonra …’in bonoda kendi payına düşen miktarı müvekkilinden alarak bonodaki payını müvekkiline temlik ettiğini, müvekkilinin bononun tek yetkili hamili ve lehtarı olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre davalının Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığına 2005/1700 sayılı hazırlık soruşturması sırasında verdiği 11.3.2005 tarihli sikayet dilekçesi ile 17.5.2005 tarihli beyanlarında takibe konu bononun davacı tarafından özel ağaçlandırmaya ilişkin talepte bulunduğu sırada sus payı olarak kendisine verildiği yönünde beyanda bulunduğu, bu beyanın HUMK.nun 236.maddesi gereğince mahkeme içi ikrar niteliğinde olduğu, davalının borcun doğmadığını bildiği halde icra takibine girişmesinin haksız ve kötüniyetli olduğunu ortaya koyduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacının takip dosyasına konu borcunun bulunmadığının tespitine davalının %40 oranında kötüniyet tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 16.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.