Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/11213 E. 2007/1155 K. 12.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11213
KARAR NO : 2007/1155
KARAR TARİHİ : 12.02.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, traktör satımından kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalılar, anapara borcunu ödediklerini, faizin fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, itirazın faiz alacağı yönünden kısmen iptali ile % 40 inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hükmün davalıca temyizi üzerine Dairemizce bozulan karara uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, asıl alacak yönünden davanın reddine, davalıların icra dosyasındaki faiz oranlarının iptali ile takibin icra takip tarihinden itibaren alacağın yıllık % 144 faiz oranının uygulanması gerektiğinin icra safhasında gözönünde bulundurulmasına, reddedilen bölüm yönünden 1.755.37 YTL kötüniyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalı … Ltd. Şti.’ ne ödenmesine, davalıların itiraz ettiği 709.84 YTL işlemiş faiz miktarının % 40′ ı oranında (283.93 YTL ) inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm 4046 sayılı Kanuna göre, tüzelkişiliği sona erdirilen davacı Tümosan A.Ş.yi tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte bünyesine alan Sümer Holding A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma kararına uyulduğu halde, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Zira, bozmadan önceki hüküm, sadece aleyhine karar verilen ve aslında davada taraf olmayan Metin Güngör tarafından temyiz edilmiştir. Davanın tarafları, önceki hükmü temyiz etmediklerinden özellikle davalı Bilal Sırlan yönünden kurulan hüküm bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Öte yandan bozmanın kapsamı dışında kalan kesinleşmiş hususlarla ilgili olarak yeniden hüküm kurulması da usuli kazanılmış hak kuralına ters düşmektedir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.02.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.