YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11231
KARAR NO : 2007/5032
KARAR TARİHİ : 16.05.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında bayilik anlaşması ve 16.11.1999 tarihli ek sözleşmelerin imzalandığını, davalının bayilik sözleşmesi ve ek sözleşmeye aykırı olarak işyerinde bir başka LPG şirketine ait tüpler sattığının tespit edildiğini, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, bayilik sözleşmesinin 27.maddesi uyarınca 100 ton LPG karşılığı 79.388.063.000.TL cezai şart alacaklarının doğduğunu, ayrıca ek sözleşmenin 7.maddesi uyarınca da 100.000 USD tutarında cezai şart alacaklarının doğduğunu belirterek bayilik ve ek sözleşmeden doğan 6.ve 7.maddelerdeki alacaklarından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6.madde de yazılı cezai şartın 10.000.000.000.TL’sinin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka reeskont haddi üzerinden faizi ile tahsilini istemiş, davacı vekili 3.3.2006 tarihli ıslah dilekçesiyle de talep edilen miktarı 79.388.06 YTL’ye yükselttiklerini beyan ederek kabulünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan tespitte davalının hazır olmadığı gibi tespit sonucu alınan raporun da tebliğ edilmediğini, bu itibarla bağlayıcılığının olmadığını, ek sözleşmenin hukuken değer taşımadığını, konusunun müvekkilince alınan paranın geri ödenmesine ilişkin olduğunu, bir kısım duruşmalarda davacı adına katılan avukatların vekaletlerinin geçersiz olduğunu, cezai şartın fahiş miktarda istendiğini, müvekkilinin sözleşmeye aykırı davranmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne, 10.000 YTL’nin ilk dava tarihi olan 10.10.2002’den itibaren, 69.388.06 YTL’nin 3.3.2006 tarihinden itibaren reeskon faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı esnaf olduğunu savunmaktadır.Bu durumda mahkemece öncelikle davalının bu savunması üzerinde durulup tacir mi yoksa esnafmı olduğunun araştırılması gerekmektedir. Zira esnaf olduğunun saptanması halinde BK.nun 161/3.maddesinin uygulanması olasılığı gündeme gelebilecektir. Tacir olduğunun saptanması halinde ise kural olarak TTK.nun 24.maddesi uyarınca tacir sıfatını haiz bir borçlu fahiş olduğu iddiasıyla cezai şarttan indirim yapılmasını isteyemez ise de cezai şart miktarı ekonomik yönden borçlunun mahvına sebep olacak derecede yüksek ise bu şartların oluşması halinde indirim yapılabileceği Yargıtay’ın kararlılık kazanmış içtihatları gereğidir.
Bu durumda mahkemece belirtilen yönlerden araştırma ve inçeleme yapılıp konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken davalının sıfatı yönünden bir araştırma yapılmadan doğrudan tacir kabul edilerek eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile bir hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen öteki temyiz itirazlarının reddine , (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.