YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11479
KARAR NO : 2007/4007
KARAR TARİHİ : 19.04.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında bayilik ve ariyet sözleşmesi akdedilip, davalıya bayilik verildiğini, sözleşme gereği davalıya teslim edilen ürün bedelinin ödenmediğini girişilen icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40’dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı ile bayilik anlaşması yaparak Bakkalım adlı işyerinde 17.8.2000 tarihinden itibaren faaliyette bulunduğunu, faaliyete geçerken davacının dükkanına cari hesap ekstresinde belirtilen tutarda “açılış ve işletme sermayesi olarak” mal koyduğunu, davaya konu tutardaki malın konsinye mal olduğunu bu malların bedelinin mallar satılmadan ve sözleşme feshedilmeden talep edilemeyeceğini, sözleşmenin yapıldığı sırada davacıya her biri onbeş milyar TL değerinde çek ve senedin ile taşınmaz tapusunun teminat olarak verildiğini, açılış ve işletme sermayesinin zamanında iade edilmemesi halinde alacağı bu teminatlardan alma hakları bulunduğunu, ancak ödemeyi geciktirme ve ödememezlik durumu olmadığından kötüniyetle icra takibine başvurulduğunu, sözleşmenin halen devam ettiğini, dava edilen açılış ve işletme sermayesi olarak verilen mal bedellerine itirazı ve davacının iddia ettiği gibi icraya itirazı olmadığını, itirazının malların henüz satılmadan bedellerin istenmesi ile esasen işletme sermayesi olarak verildiğinden bunun davacı tarafından sözleşme devam ettiği sürece çekilmesi ile güçsüz duruma düşeceğinden sözleşmenin devamı süresince çekilmemesi ve buna karşılık teminat olarak verilen çek ve senet hiç dikkate alınmadan icra takibine geçilmesi şeklinde olduğunu ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma,toplanan delilere göre taraflararasındaki sözleşmede malların konsinye olarak verileceğine ilişkin hüküm bulunmadığı gibi malların davalıya konsinye olarak verildiğinin satış faturasında da belirtilmediği ancak davacı şirket yetkilisinin yemin beyanına göre, 1.000.000.000.TL. lik emtiasının davalıya konsinye olarak verildiği, bakiye 6.382.486.409.TL. nin ise satılan mal bedeline ilişkin olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 6.382.486.409.TL. asıl alacağa takip tarihinden itibaren %60 oranında değişen oranlarda ve %70 oranını aşmayacak şekilde reeskont faizi uygulanacak şekilde iptaline, takibin devamına, hükmolunan tutarın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 19.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.