YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11532
KARAR NO : 2007/4268
KARAR TARİHİ : 30.04.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda karşılıklı ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan mevduat hesabına işletilen faiz tutarından bankalar kanununa ve mevzuata aykırı kesinti yapıldığını, alacağın tahsili için başlatılan 2001/5138 esas sayılı icra takibine itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davacının mevduatına yüksek faiz uygulanan dönemde bankanın müzayaka halinde olduğunu beyan ederek, davanın reddini istemiş, karşı davası ile icra takibinde talep olunan 3.600.966.047 TL ile borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davalı bankanın kendisince ilan edilen faiz oranlarına göre davacı hesabına faiz işletilmesinin ahde vefa gereği zorunlu olduğu ve bankanın müzayaka halinden davacının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı bankanın Ülkemizde yaşanan ekonomik kriz döneminde (22.2.2001-14.3.2001) mevcut hesaplardaki paranın çekilişini önlemek ve taahhütlerini yerine getirerek bankacılık faaliyetlerini sürdürebilmek için yüksek faiz uygulamak zorunda kaldığı ve olayda müzayakanın maddi ve manevi koşullarının oluştuğu, dosya içindeki deliller davalı banka ile başkaca mevduat sahipleri arasında görülen benzer davalarda alınan bilirkişi raporları ve keşinlenen mahkeme kararları ile anlaşılmaktadır.
Olayda edimler arasında nispetsizlik bulunduğu ve bu durumun bankanın müzayaka halinden faydalanmak suretiyle oluşturulduğu, fahiş ve ahlaka da uygun görülmeyecek faiz oranlarını öngören ve BK.’nun 19 maddesine aykırı olan sözleşme çercevesinde işlem yapılmasını istemenin Yüksek Hukuk Genel Kurulunun 7.2.2007 tarih ve 63-52 sayılı kararında da belirtildiği gibi MK. 2 md. de uygun düşmeyeceği anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmek gerekirken eksik inceleme ve delil takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı-karşı davacı banka yararına BOZULMASINA, 30.4 .2007 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davalı bankanın müzayakasından söz edilemeyeceği ve gabinin unsurları oluşmadığından hükmün onanması görüşündeyim.