YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11590
KARAR NO : 2007/4037
KARAR TARİHİ : 20.04.2007
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, takip konusu borcun ödendiğini, müvekkillerinin davalıya borcu bulunmadığını, iddia ederek borçlu olmadıklarının tesbiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevabında, takibe konu borcun ödenmesinin sözkonusu olmadığını, davacıların borçlarına karşılık olarak müvekkiline verdiklerini söyledikleri çek davacıların daha önceki açık hesaplarına ilişkin olarak 3 kişi tarafından verilen çek olup, bu çekin keşide tarihinin takip konusu senedin tanzim tarihinden önce olduğunu, çekin takip konusu senetle hiçbir ilgisi bulunmadığını ayrıca sözkonusu çek bedelinin de ödenmediğini, müvekkilinin senet dışında da alacağı olduğunu savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece taraflar arasında ticari ilişkinin 2003 yılından takip tarihine kadar devam ettiği, davacıların davalıya toplam 6.155 YTL borcunun bulunduğu, buna karşılık davacı tarafın davalıya üçüncü kişi tarafından keşide edilen 6.665.YTL.’lik çekin 6.165 YTL’lik kısmının borçlarına karşılık verildiği, bu çekin davacıların borçlarını karşıladığı bu nedenle takibe konu 4.200 YTL’lik bonodan dolayı davacıların davalıya borcunun bulunmadığı, çekin ödeme aracı olması nedeniyle karşılığının bulunmamasının davacıların borçlu olduğuna delil teşkil etmeyeceği, çek keşidecisine karşı davalı tarafın haklarının kanunla teminat altına alındığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar dava konusu bono bedelini ödediklerini iddia etmişlerdir. Bu durumda ödeme iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerekmektedir. Her ne kadar davacılar ödemeyi çekle yaptıklarını belirterek iddianın kanıtı olduğunu ileri sürdükleri bir çeki ibraz etmişlerse de bu çekin keşide tarihinin dava konusu bononun tanzim tarihinden önce olduğu anlaşılmaktadır. O halde anılan çekin dava konusu bono bedeline karşılık olarak verildiği kabul edilemez. Başka bir ifade ile sunulan çek, ödeme iddiasını kanıtlamaya elverişli değildir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.4 .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.