Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/11613 E. 2007/1077 K. 09.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11613
KARAR NO : 2007/1077
KARAR TARİHİ : 09.02.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin bonoya dayalı alacağının tahsili için davalı borçlu aleyhine başlatılan icra takibinin itiraz sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaliyle takibin devamına %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya borçlu bulunmadıklarını, davacının da ortağı olduğu … Eğitim Hiz. Paz. Ltd.Şti.’nin kuruluşu aşamasında, evinin ipotek verilmesi nedeniyle diğer şirket ortaklarıyla birlikte teminat olarak davacıya takip dayanağı bononun verildiğini, ortaklıktan ayrılan davacının bedelsiz kalan bonoyu takibe koyduğunu, davacının müvekkiline hisse devrinin de söz konusu olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, kambiyo senedi niteliğindeki bonoda davalının imzasını inkar etmediği, bononun teminat olarak verildiği ve karşılıksız olduğuna dair savunmanın yazılı belge ile ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Bonoya bağlanan borç temel ilişkiden bağımsız ve mücerret nitelikte ise de, davacı vekili 5.10.2005 tarihli replik dilekçesinde, malen yazılı ihdas nedenini açıklayarak bononun hisse devrine karşılık verildiğini ileri sürerek bonoyu sebebe bağlamıştır. Buna karşılık davalı vekili, ortaklık kurulu kararı ve Ticaret Sicil kaydından da görüleceği üzere kendisine hisse devri yapılmadığını, bononun teminat amaçlı olarak davacıya verildiğini ve bedelsiz olduğunu savunmuştur.
Bu durumda davacı, bononun hisse devri karşılığında kendisine verildiğini belirterek bonoyu sebebe bağladığından ve davalı da hisse devrinin gerçekleşmediğini ileri sürdüğünden mahkemece davalının savunması ile ilgili delilleri irdelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yön gözden kaçırılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulünde isabet görülmemiştir.
Öte yandan takibe konu edilen işlemiş faize takipten sonra da faiz uygulanacak şekilde itirazın iptaline karar verilmesi BK.’nun 104/son maddesindeki emredici kurala aykırılık oluşturduğunun gözetilmemesi de kabul şekli itibariyle doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 9.2 .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.