Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/11708 E. 2007/1633 K. 22.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11708
KARAR NO : 2007/1633
KARAR TARİHİ : 22.02.2007

Mahkemesi : Konya 2. İcra Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, dava dışı borçluya ait olup, partiler halinde haczedilen malların satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde müvekkilinin unvanının hatalı yazıldığını ve kendilerine hatalı unvanla tebligat yapıldığını; üçüncü sırada yer alan alacaklının takibinin kambiyo senetlerine mahsus genel haciz yolu ile yapılmasına rağmen (7) örnek olarak yazıldığını, bunun da paylaşıma etki ettiğini; garame oranının cetvelde belirtilmediğini, kendilerine ayrılan payın eksik hesaplandığını; sıra cetvelinde (B) başlığı altında yazılı malların ilk kez kendilerince haczedildiğini, bu nedenle bu grup malın satış bedelinin kendi icra dosyalarından sıra cetveliyle paylaştırılması gerektiğini, iştirak hacizlerinin sıra cetveli ile sabit olduğunu, sıra cetvelinin düzenlendiği dosyadan iştirakin reddedilmediğini ve dolayısıyla haczin kabul edildiğini, adı geçen dosyadan görülen malların iştiraken haczi için bunların tekrar görülmesine gerek bulunmadığını, satılan tüm mallardan kendilerine pay verilmesi gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline, sıra cetvelinin (B) başlığı altında yazılı malların satış bedelinin paylaştırılması için tutarın müvekkiline ait icra dosyasına gönderilmesine, takip dosyalarına tüm malların satış bedelinden pay ayrılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İcra mahkemesince yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, sıra cetvelinin yasal ve yerinde olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş; hüküm davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle garame oranının her zaman saptanabileceğine, bir sicile kaydı zorunlu olanlar dışında taşınırların kayden haczine hukuki imkan bulunmamasına ve İcra ve İflas Kanunu’nun 100 ve 268 nci maddeleri koşulları bulunmadan iştirak haczi konulamayacağına, ancak önceki haczin bakiyesi üzerinde haciz işlemi yapılabileceğine göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan İcra Mahkemesi kararının İcra ve İflas Kanunu’nun 366 ncı maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 22.02.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.