YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11734
KARAR NO : 2007/5815
KARAR TARİHİ : 04.06.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :
Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali-menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı banka nezdinde bulunan mevduatlarını bankanın ilan ettiği faiz oranları esas alınarak gecelik faiz işlemlerinde değerlendirdiklerini, bankanın işleyen faiz tutarını önce hesaba işledikten sonra kesinti yaptığını, bu işlemin yasa ve bankacılık uygulamalarına aykırı olduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini iddia ederek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka savunmasında, davacının gecelik faiz işlemi yaptığı tarihlerde bankanın müzayaka halinde bulunduğunu bu nedenle işlemlerin geçersiz olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Karşı davada … Bankası, bankanın müzayaka halinden faydalanmak suretiyle elde edilen menfaat tutarı kadar borçlu olmadıklarını beyan ederek, icra takibi ile talep edilen 13.628.588.828 TL ile borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacı müşteri ile davalı banka arasında yapılan faiz sözleşmesinin tarafları bağladığı bu nedenle davalı bankanın davacı müşterinin hesabından kesinti yapmasının yasa ve bankacılık uygulamalarına aykırı olduğu gerekçesiyle, 8.637.861.256 TL alacağa yapılan itirazın iptaline, fazla istemin reddine, davacı yararına % 40 oranında icra inkar tazminatına karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı- karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı- karşı davacı bankanın ülkemizde yaşanan ekonomik kriz döneminde mevcut hesaplardaki paranın çekilişini önlemek ve taahhütlerini yerine getirerek bankacılık faaliyetlerini sürdürebilmek için yüksek oranlarda faiz uygulamak zorunda kaldığı ve olayda müzayakanın maddi ve manevi koşullarının oluştuğu, dosya içindeki deliller ve davalı- karşı davacı banka ile başkaca mevduat sahipleri arasında görülen benzer davalarda alınan bilirkişi raporları, kesinleşen mahkeme kararları ile anlaşılmaktadır.
Nitekim, olayda edimler arasında açık nispetsizlik bulunduğu ve bu durumun bankanın müzayaka halinden faydalanmak suretiyle oluşturulduğu, taraflar arasındaki fahiş ve ahlaka da uygun görülemeyecek faiz oranlarını öngören ve B.K.’ nun 19. maddesine aykırı olan faiz sözleşmesi çerçevesinde işlem yapılmasını istemenin Yüksek Hukuk Genel Kurulu’ nun 07.02.2007 tarih 2007/ 63-52 sayılı kararında da belirtildiği gibi M.K.’ nun 2. maddesine de uygun düşmeyeceği anlaşıldığından, itirazın iptali davasının reddi, karşı davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle belirtilen şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Diğer yandan, itirazın iptali davasının kısmen kabulüne karar verildiği halde, karşı davanın tamamının reddine karar verilmesi ve davalı- karşı davacı banka 15.03.2001 tarihinde TMSF’ ye devredilmiş olduğundan, Bankalar Kanunu hükümleri uyarınca hakkında 2004 sayılı yasada öngörülen tazminat ve cezalara ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı düşünülmeden, banka aleyhine tazminata hükmedilmesi kabul şekline göre de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı- karşı davacı banka yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.06.2007 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
-KARŞI OY YAZISI-
Davalı- karşı davacı bankanın müzayaka halinden söz edilemeyeceği ve kendisi tarafından ilan edilen faiz oranlarına göre, bankanın sorumlu tutulması gerektiği düşüncesi ile mahkeme kararının onanması görüşündeyim.