Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/11754 E. 2007/4489 K. 07.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11754
KARAR NO : 2007/4489
KARAR TARİHİ : 07.05.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleştirilen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılardan şirket vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. …ile davalılar vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı kollektif şirkete kredi kullandırıldığını, kredinin ödenmemesi nedeniyle hesabın 12.8.2004 tarihinde kat edilerek ihtarname keşide olunduğunu, alacağın tahsili için diğer davalı tarafından verilen teminat ipoteğinin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine başlandığını takibe itiraz edildiğini iddia ederek 22.038,38 YTL’ ye itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2005/268 esas sayılı dava ile teminat mektubu tazmin edildiğinden tazmin edilen tutar 99.243 YTL’ye yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar savunmalarında kredinin bono ve alacak temlik edilmek suretiyle ödendiğini, teminat mektubu nakde çevrilmeden bedelinin icra yolu ile talep edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı kolektif şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı banka, kredinin ödenmemesi üzerine kredi alacağının tahsili için teminat ipoteğinin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan icra takibine itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava konusu edilen ipotek 3.kişi tarafından kredi borcunun teminatı olarak verilmiş limit ipoteği olup, limiti ile sınırlı olarak sorumludur.
TMK’nun 887. maddesi, “ipotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması bu istemin hem borçluya hem kendisine yapılmış olmasına bağlıdır.” hükmünü içermektedir.
İİK.’nun 150/1 maddesinde ise, “hesap özetinin, tazmin talebinin veya ihtarın ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye tebliğ edilmesi veya tebliğ edilmiş sayılması TMK’nun 887. maddesinde öngörülen ödeme istemi yerine geçer,” düzenlemesi mevcuttur.

Diğer yandan icra takibi sonrası, ancak davadan önce 13.9.2004 tarihinde 5.940.000.000.TL: ödemede bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Ayrıca takipte depo edilmesi istenen meri teminat mektubunun da yargılama sırasında 99.243 olarak tazmin edildiği de çekişmesizdir.
Bu durumda mahkemece öncelikle 3.kişi teminat ipoteğinin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılması için TMK’nun 887 ve İİK 150/1 maddesine göre usulüne uygun ihbar bildiriminin yapılıp yapılmadığı araştırılmalı şayet usulünce bir ihbar yapıldığı belirlenirse alacak miktarı belirlendikten sonra davaya konu ipoteğin limit ipoteği olduğu gözetilmeli, icra takibine davadan önce yapılan ödeme miktarı için dava açmakta hukuki yarar bulunmadığı dikkate alınmalı, tazmin edilen teminat mektubu için temerrüt tazmin tarihi ile başladığından bu tarihten faize hükmedilmeli ve alacağa uygulanacak temerrüt faizinin alacağın tahsili sürecinde düşen faiz oranlarınında uygulanmasına olanak sağlayacak şekilde düzenlenmesi ve takip teminat mektubu bedelinin deposu talepli olarak açıldığı ve yargılama sırasında tazmin edildiği anlaşıldığından tazmin edilen miktar üzerinden İİK.nin 67 maddesindeki icra inkar tazminatına ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı da dikkate alınarak bir karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 500.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 7.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.