YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1778
KARAR NO : 2006/7031
KARAR TARİHİ : 28.06.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :27.12.2004
Nosu :67-952
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinin borçlunun haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaliyle takibin devamına %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacıdan aldığı mala karşılık 9.500.000.000. TL borcu olduğunu, 3 adet çeki tarihini yazarak imzalayıp boş olarak davacıya verdiğini, yaptıkları anlaşma üzerine davacı şirket yetkilisi …’e tanesi 2.500.000.TL’den 5000 adet kazma teslim ederek borcunu ödediğini, davacıdan ayrıca 2.700.000.000.TL’lik havale ile para aldığını, böylece toplam 12.200.000.000.TL’lık borcuna karşılık 12.500.000.000.TL ödeme yaptığını ve 300.000.000.TL alacağı kaldığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre davacının davayı açmakta haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının takibe vaki itirazının iptaline, takibin devamına, alacak likit olmadığından davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava, mal bedelinden kaynaklanan 7.696.904.000.TL miktarlı çek ve faizi yönünden girişilen icra takibine davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
Dava konusu çek, süresinde bankaya ibraz edilmediği için davacı kambiyo senedine dayalı olarak talep hakkını yitirmiş olup, takip konusu çeke HUMK.nun 292.maddesi gereğince yazılı delil başlangıcı olarak dayanabilir ve temel ilişkiden doğan alacağını tanık dahil her türlü delille ispat yükümlülüğü altındadır.
Ne var ki, davalı beyanında, davacıya mal bedelinden kaynaklanan 9.500.000.000.TL borcu olduğunu, ayrıca 2.700.000.000.TL nakit para aldığını, bu nedenle toplam 12.200.000.000.TL borçlu bulunduğunu, ancak bu borcunu davacıya tanesi 2.500.000.TL’den 5.000 adet kazma vererek ödediğini savunmuştur. Davacı, taraflar arasındaki akdi ilişki nedeniyle alacağının 15.000.000.000.TL olduğunu belirtmişse de bu alacağını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığından ve esasen takip de 7.696.904.000.TL’lik çeke dayalı olduğundan, davalının kabul beyanına göre mal bedeli ve nakit borcu toplamının 12.200.000.000.TL olduğunun kabulü gerekir. Davalının buna karşılık davacıya 5000 adet kazma vererek ödeme yaptığı da tarafların kabulünde ise de, davacı kazma bedelinin 600.000 TL olduğunu davalı ise 2.500.000. TL olduğunu, ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece, kazma bedeli taraflarca yazılı delille kanıtlanamadığından uzman bilirkişi kanalıyla belirlenerek davalının davacıya verdiği çekişmesiz olan 5.000 adet kazma tutarının davacı alacağını ne miktarda karşıladığı saptanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
../..
(2)
Öte yandan takip konusu işlemiş faize yeniden faiz yürütülmesine imkan verecek şekilde hüküm kurulması BK.nun 104/son maddesine aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.
Kararlaştırıldı. …