YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/183
KARAR NO : 2006/5976
KARAR TARİHİ : 05.06.2006
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :24.3.2005
Nosu :441-130
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında üye işyeri sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin işyerinde bulunan davalıya ait POS cihazının onay verdiği kredi kartı ile alışveriş yapıldığını, alışveriş tutarının davalı tarafından ödenmediğini oysa ki müvekkilin kart sahibinin imzasını ve kimliğini kontrol ettiği gibi POS cihazının da harcamaya onay verdiğini, müvekkili tarafından alacağın tahsili için girişilen takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kredi kartının verildiği bankanın kartın sahte olduğunu bildirdiğini, bu durumda müvekkilinin Charge Back sürelerini beklemek zorunda bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, kredi kartının sahte olup olmadığı, kullananın kart sahibi olup olmadığı hususlarının davacı yanca araştırılması gerektiği davacının bu yükümünü yerine getirmediği ve işlemde kusurlu olduğu, yurt dışındaki bankanın zararın karşılanması nedeniyle davalıya dönmediği ancak zararı karşılayan sigortanın kusurlu işlem nedeniyle halefiyet ilkesinden yararlanma hakkı devam ettiği sürece kusurlunun sorumluluktan kurtulmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı vekili tarafından mahkemeye verilen 9.7.2002 tarihli cevap dilekçesinde; davacının Charge Back süreleri dolmadan banka aleyhine icra takibine giriştiği ancak, yargılama aşamasında davalının Charge Back süreleri dolduğu halde kartı çıkaran banka tarafından davalı bankadan harcamanın usulsüzlüğü yönünden herhangi bir talepte bulunmadığı, bu nedenle davacının işyerinin müracaat halinde harcama bedelinin ödeneceği bildirildiği fakat işyeri takipte haksız olduğundan bankanın icra inkar tazminatı, faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, davalı vekilinin bu beyanının bağlayıcılığı üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabet görülmemiştir.
SONUÇ. Yukarıda açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 5.6.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.
Aslı gibidir.