YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2054
KARAR NO : 2006/9128
KARAR TARİHİ : 03.10.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, 30.9.2003 tarihinde satın alınan aracın kısa bir süre sonra motorunun arızalandığını, aracın gizli ayıp nedeniyle uğradığı hasarın mahkemece tesbitinin yapıldığını ileri sürmüş ve 4.286.500.000 TL.’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının aracı müvekkillerinden değil … Oto galeriden satın aldığını, öncelikle davanın husumetten reddi gerektiğini, süresinde yapılmış bir ayıp ihbarının bulunmadığını, söz konusu aracın bir kaç el değiştirdiğini, kullanıcı hatası nedeniyle de motorun yanabileceğini, aracın 4 yaşında olduğunu, garanti kapsamından çıktığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davalıların sattığı aracın gizli ayıplı olduğu, kısa bir süre sonra durumun anlaşıldığı, bilirkişi raporuna göre arızanın giderilmesinin karşılığının 4.130.000.000.TL. olduğu gerekçeleriyle söz konusu miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, satıcının ayıba karşı tekeffülü hükümlerine dayanılarak açılmıştır. Satışa konu olan araç ikinci el kapalı kasa kamyonettir. Davalılar ayıp iddiasını kabul etmedikleri gibi süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını ve delil tespit raporuna itiraz ettiklerini savunmuşlardır. Bu durumda mahkemece ticari satışı düzenleyen TTK.’nun 25/3 maddesi uyarınca satışa konu malın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği, süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı konularında aracı yaşı ve ikinci el araç olduğu da gözetilerek konusunda uzman bir bilirkişiye inceleme yaptırılıp ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alındıktan sonra deliller hep birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı taraf yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 3.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.