YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2333
KARAR NO : 2006/9099
KARAR TARİHİ : 02.10.2006
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi ve tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekililernce temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirketle … bayisi olması hususunda sözlü anlaşmaya vardığını, anlaşma uyarınca bayilik açarak faaliyete geçirdiğini, müşteri çevresine fiyat teklifleri sunduğunu kendisine de teklifler geldiğini gelen tekliflere dayanarak davalıya mal siparişi verildiğini ancak davalı firmanın herhangi bir sebep göstermeksizin mal göndermeyeceğini bildirdiğini, fesih sebebi olarak da …’daki diğer bayinin müvekkili şikkete bayilik vermesini istememesini gösterdiğini, bayiliğin iptali sonucu 60.000.000.000.TL. maddi zarara 20.000.000.000.TL. kazanç kaybına uğradığını bu zararları ile 20.000.000.000.TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketle davacı şirket arasında herhangi bir yazılı veya sözlü anlaşma bulunmadığını müvekkilinin davacı şirkete bayi olacağı yönünde umut verici davranış içine girmediğini, olmayan bir sözleşmenin feshinden söz edilemeyeceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu bu ilişki çerçevesinde davalı yanca kesilen faturalarda davacı için borçlu veya müşteri kaydı düşüldüğünü, bu ifadelerin bayilik ilişkisinin varlığını ispata yetmediği yanlar arasında bayilik sözleşmesi kurulduğu veya bayilik sözleşmesi kurulması yönünde davalının davacıya güven verici davranışta bulunduğunu gösterir bir olguya rastlanmadığı, var olmayan bir sözleşmenin ihlalinden bahsedilemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyizi vekalet ücretine ilişkindir. Yargılama sonunda dava reddedildiği halde davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Bu durum bozmayı gerektirmekte ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.’nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen nedenlerle hüküm fıkrasının 3.maddesindeki “3.Avukatlık Ücreti.a) tümü reddedilen 80.000.00 YTL. maddi ödence davası yönünden davacı yararına belirlenen 6.370.00 YTL. nisbi avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine, b) Tümü reddedilen 20.000.00 YTL. manevi ödence davası yönünden tarifenin 10/son maddesi hükmünce davacı yararına belirlenen 350.00 YTL. maktu avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine” şeklindeki sözcük dizisinin hükümden çıkarılmasına, yerine “3. Avukatlık Ücreti. a) tümü reddedilen 80.000.00 YTL. maddi ödence davası yönünden davalı yararına belirlenen 6.370.00 YTL: nisbi avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, b) Tümü reddedilen 20.000.00 YTL. manevi ödence davası yönünden tarifenin 10/son maddesi hükmünce davalı yararına belirlenen 350.00 YTL. maktu avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine” ifadeleri yazılmak suretiyle hükmün düzeltilerek ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 2.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.