YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2407
KARAR NO : 2006/9774
KARAR TARİHİ : 16.10.2006
Mahkemesi:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı, davacılar vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek.Av…. ile davalı vek.Av….’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, davacı … ile davalının sahibi olduğu … Ltd.Şti. arasında ticari ilişki bulunduğunu, daha sonra …’ın işletmesini davacı …’a devir ettiğini, aslında bu devrin muvazalı olduğunu, devir sonrasında akdi ilişkinin devam ettiğini ve satın alınacak malların teminatı olarak davalıya 25.000.000.000.-TL. bedelli teminat çeki verdiklerini, 03.04.2001 tarihinde akdi ilişkinin sona erdiğini, teminat çekinin iade olunmadığını ve icra takibine konulduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacılar …, … ve … davalı elinde bulunan 7 adet bononun bedelinin ödenmiş olduğu halde iade edilmeyerek icra takibine konulduğunu iddia ederek 7 adet bono ile borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı asıl ve birleşen davaya karşı cevabında, ödeme savunması ve teminat iddiasının yazılı delil ile kanıtlanması gerektiğini belirterek davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının 25.000.000.000.-TL.lık çek karşılığında davacılara mal verdiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davada 5 adet bononun protesto edilmemiş olması nedeniyle davalı hamilin ciranta …’a müracaat hakkı bulunmadığı gerekçesiyle … yönünden davanın 5 adet bono yönünden kabulüne, … yönünden 2 adet bono ile diğer davacıların davasının reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Çek bir ödeme aracı olup mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerekir. Bu durumda dava konusu 25.000.000.000.-TL.lık çekin akdi ilişkinin teminatı veya avansı olarak verildiğinin kanıtlanması davacılara ait iken, mahkemece ispat külfetinin tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde davacıların çek ile borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Birleşen davada ise davacı … isticvabında davaya konu edilen 7 adet bononun borç para ve mal karşılığında davalı …’a verildiğini beyan ederek temel ilişkiyi kabul etmiştir. Keşideci ile lehdar arasında protesto olmasa da; keşideci kambiyo senedine dayanarak alacak talep edebilir. Öte yandan davacılar bonoların bedellerini ödediklerini, ancak senetlerin iade edilmediğini iddia ettikleri halde ödeme defini de kanıtlayamamışlardır. Mahkemece bu yönler gözetilmeden davacı …’ın 5 adet bono ile davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı-birleşen davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre birleşen davacıların temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı birleşen davalı yararına takdir edilen 450.00.-YTL duruşma vekalet ücretinin davacılar birleşen davacılardan alınıp davalı birleşen davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.