YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2411
KARAR NO : 2006/5183
KARAR TARİHİ : 11.05.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı şirket vekili dava dışı borçlu …’a ait meskenin satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde davalının alacağının limit ipoteği ile temin edilmiş olmasına rağmen davalıya limiti aşar şekilde pay ayrıldığını, aksi düşünülse bile davalının alacağının fazla hesaplandığını zira davalı tarafından dava dışı borçluya kullandırılan konut kredisinin tüketici kredisi niteliğinde olduğunu ve borçlunun temerrüde düşürülmediğini, bu itibarla davalının temerrüt faizi isteyemeyeceğini; öte yandan kendilerince yapılan ve satış bedelinden öncelikle düşülmesi gereken satış masrafının yanlış hesaplandığını ileri sürerek sıra cetvelinde davalıya fazladan ayrılan tutarın kendilerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili ipoteğin anapara ipoteği olduğunu, kredi sözleşmesi gereğince borçlunun temerrüde düştüğünü ve ayrıca ihtarname de tebliğ edildiğini, satış masrafının ayrılmasında da bir hata bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre; davalı yanın alacağının teminatı olmak üzere tesis edilen ipoteğin anapara ipoteği olduğu ve asıl alacakla birlikte diğer fer’ileri de temin ettiği; 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 10/f maddesi uyarınca davalı bankaca uygulanacak temerrüt faizinin yıllık %39 olabileceği, anaparanın %50’si oranındaki cezai şartı engelleyici bir yasal düzenlemenin bulunmadığı, dava dışı borçlunun 17.11.2003 tarihli taksidi ödemeyerek sözleşme uyarınca aynı gün temerrüde düştüğü gerekçesiyle 1.942.640.000,-TL. satış bedelinin davacıya, 19.505.234.000,-TL.nin davalıya ve arda kalan 278.482.278,-TL. nin de davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle ipoteğin anapara ipoteği olmasına ve dava dışı borçlu tarafından kullanılan ve tüketici kredisi niteliğinde olan konut kredisinin temerrüt faizinin bu dava bakımından % 39 olarak uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Anapara ipoteğinin hangi alacak kalemlerini teminat altına aldığı 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin 790 ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 875 nci maddelerinde gösterilmiştir. Davalı ile dava dışı borçlu arasında akdedilen kredi sözleşmesinde borçlunun temerrüdü halinde, temerrüt tarihindeki alacağın % 50’si oranında cezai faiz tahakkuk edeceği kabul edilmişse de, anılan yasal düzenleme çerçevesinde cezai şart niteliğindeki bu alacağın ipotek teminatı kapsamı dışında tutulması gerekliliği karşısında, mahkemece bu miktarın da ipotekten karşılanması sonucunu doğurur biçimde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin tüm, davacı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 11.5.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.