YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2501
KARAR NO : 2006/5956
KARAR TARİHİ : 02.06.2006
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
No : 802-872
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av. …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı İtalyan şirketine iplik satılıp teslim edildiğini, davalının 10 gün içinde borcunu ödemesi gerekirken ödemediğini, malın Türkiye’de imal edildiğini, ağırlıklı ifa yerinin Türkiye olduğunu, bu nedenle 122.872.62.-Euro alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin İtalyan tabiyetinde olduğunu, ihtilafa İtalyan hukukunun uygulanması gerektiğini, İstanbul Mahkemeleri yetkisiz olup, ifa yeri mahkemesi İtalyan/Esine Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirtmiş ve yetkisizlik kararı verilmesini istemiş, ayrıca gönderilen ipliklerin de belirlenen kriterlere uymadığını, ayıplı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişiden rapor alınmış ve yabancılık unsuru taşıyan bu davada mahkemenin milletlerarası yetkisi bulunmadığından yetkisizlik nedeni ile dava dilekçesinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
MOHUK.nun 27. maddesine göre “Yabancılık unsuru içeren dava bakımından Türk Mahkemelerinin yetkisini iç hukuku yer itibariyle yetki kuralları tayin eder” iç hukukda yer itibari ile yetkili bir mahkemenin bulunması halinde bu mahkeme aynı zamanda yabancılık unsuru içeren ihtilaflara bakmaya da yetkili olur. Taraflar arasındaki ilişkinin alım satım akdi olduğu ve taşıtın CİF satış olduğu gözetildiğinde, aktin ifa yerinin Türkiye olduğu ve Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin bulunduğu kuşkusuzdur.
Açıklanan bu nedenle işin esasına girilerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken, HUMK.un 275. maddesi hükmüne de aykırı olacak şekilde Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözülmesi mümkün olan bir konuda bilirkişiden rapor alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 450.00.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.06.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.