YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2564
KARAR NO : 2006/8649
KARAR TARİHİ : 22.09.2006
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız davalılar vekillerince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. …. … ile davalılar vek.Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava itiraz iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı banka davalılar hakkında yaptığı icra takibinde 4.698.220.210.TL asıl alacak 15.803.104.343.TL. işlemiş faiz 790.155.217. TL. BSMV olmak üzere toplam 21.291.479.770.TL’nin işleyecek %400 faizi ile birlikte tahsili için icra takibi yapmıştır.
Davalılar bankaya olan kredi borcunun Number One Fm radyosunda yayınlattırılan reklamlarla ödendiğini bu nedenle borçları olmadığını alacak aslına ve faize itiraz etmiştir.
Yargılama sırasında davacı bankanın iflasına karar verilmiş, davaya iflas idaresi tarafından devam edilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davalıların savunduğu reklam faturasına davacı kayıtlarında rastlanmadığı benimsenen bilirkişi raporunda belirtilen 18.980.985.405.TL. üzerinden itirazın iptaline takibin devamına asıl alacağa takip tarihinden 24.3.1997 tarihli alacaklılar toplantısına kadar %400 bu tarihten itibaren %112 temerrüt faizi uygulanmasına %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı banka icra takibinde alacağın %400 faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Kredi sözleşmesinin 8.maddesinde ” Müşteriye ihbarda bulunmaksızın Banka işbu sözleşme gereğince açılacak kredi ve hesaplar ile birlikte diğer her türlü kredi ve teminatlara, yetkili merciler tarafından tespit olunan ve sonradan değiştirilecek olan azami hadleri geçmemek kaydıyla Bankanın tayin edeceği oranlarda yahut faiz hadlerinin serbest bırakılması halinde Bankanın tesbit ettiği ve edeceği döviz türlerine göre de değişen oranlarda faiz, komisyon (muhabir ve akreditif komisyonu gibi komisyonlar dahil) gider vergisi uygulanacaktır.
Yetkili merciler tarafından saptanan sınırları içinde olmak kaydıyla banka, faiz ve komisyonları artırabilecektir”, hükmü bulunmakta olup, dosyada mevcut 24,11.1994 tarihli Banka yazısında bu tarih itibariyle akdi faizin %350 olduğu anlaşılmaktadır.
Kredi sözleşmesinin 43/2 maddesinde” ise “..Kredi ve diğer borçlarını gününde ödemediği takdirde bunları bankaya ödeyeceği tarihe kadar ….temerrüt kısa, orta ve uzun vadeli cari kredi faizlerinden en yüksek olanına 50 puan ilave edilmek suretiyle bulunacak oranda temerrüt faizi uygulanacağı” kararlaştırılmıştır. Faiz oranlarının bankaca kredi borcuna uygulanmasına olanak sağlayan sözleşme hükmü tarafların serbest iradeleri ile oluşturulduğundan bu durumun BK.’nun 19 ve 20 maddelerine aykırılık teşkil etmeyeceği kuşkusuz ise de sözleşmenin anılan maddesi ile bankanın tek taraflı iradesine bırakılan faiz oranını arttırma ile ilgili yetkinin kullanılmasında objektif iyiniyet kuralları içinde davranılması Medeni Kanunun 2.maddesinin uyulması gereken emredici bir hükmüdür. Bankanın fahiş kazanç amacı ile faiz oranını haklı görülemeyecek bir orana yükseltmesi objektif iyiniyet kuralları ile bağdaşmaz. Bir başka deyişle bankanın kendisine duyulan güvene aykırı bir davranışının bulunup bulunmadığının saptanması gerekir.
Yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeden ve akdi faiz oranının bankaca %350 olarak bildirilmesine rağmen bilirkişi raporunda akdi faizin de %400 olarak değerlendirilip hesap yapılması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir edilen 450.00.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.9.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.