YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2747
KARAR NO : 2006/9901
KARAR TARİHİ : 19.10.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davalı vekili, müvekkilinin temsilcisi olduğu … Ltd.Şti. ile davalı ve dava dışı iki ortağı arasında uçak alım sözleşmesi imzalandığını, satım bedelinin yabancı para cinsinden, ödemelerin ise TL cinsinden yapılmasının arada doğacak kur farkının bilahare ödenmesinin kararlaştırıldığını, kur farkından doğan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında davacının satış akdinin tarafı olmadığını bu nedenle dava ehliyeti bulunmadığını ayrıca yanlar arasında kur farkı ödeneceğine dair bir anlaşmada olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece 8.2.2001 tarihli resmi satış senedinde satış bedelinin tamamının alınarak satıcının ibra edildiği artık kur farkı talep edilemeyeceği, ayrıca dava dilekçesinde alacağın temlik alındığına dair bir belgede eklenmemiş olduğundan sonradan ibra edilen temliknameye itiraz edilmiş olması nedeniyle dikkate alınamayacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Alacağın temliki, borçlunun iznine tabi değildir. Somut olayda davacı 9.2.2001 tarihli sözleşmede doğan haklar için dava açmış ve alacağı temlik aldığına dair belgeyi de ibraz etmiştir. Bu durumda davacının alacağı talep hakkı mevcut olduğunun kabulü gerekir.
Diğer yandan alım-satım akdi 8.2.2001 tarihinde resmi şekilde yapıldıktan sonra davalı yanca imzası inkar edilmeyen 9.2.2001 tarihli ödeme planı düzenlenmiştir. Her ne kadar resmi senetle satış bedelinin peşin alındığı kaydı mevcut ise de, ödeme planı düzenlenmesi sonucu resmi kaydın aksine satış bedelinin vadeye bağlandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece 9.2.2001 tarihli ödeme planı çerçevesinde uyuşmazlığın çözülmesi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 450.00.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.